Kwame Nkrumah

(d. 21 Eylül, 1909 – ö. 27 Nisan, 1972), Afrikalı sömürgecilik karşıtı liderdir. Gana’nın kurucusu ve ilk devlet başkanı; 20. yüzyılın en etkili Pan-Afrikacı liderlerindendir.

1957’de Gana’nın bağımsızlığını ilan ederek Afrika’da yeni bir sayfa açan devrimci lider ve filozof Kwame Nkrumah şöyle diyordu: “Biz bağımsızlığımızı bütün Afrika’nın bağımsızlığına adadık, zira bütün Afrika bağımsızlığına kavuşmadıkça bizim bağımsızlığımızın hiçbir değeri olmayacaktır.”

Afrika ülkelerinin 1960’lı yıllarda peşpeşe bağımsızlıklarını ilan etmeleri üzerine ise, şöyle diyordu Nkrumah: ‘Kolonyalizmin yerini alan neo-kolonyalizm tehdidiyle baş edebilmek ve sömürgecilerin siyasi/iktisadi/içtimai manipülasyonlarından tamamen kurtularak bağımsızlığımızı teminat altına alabilmek için safları sıklaştırmaları gerekiyor. Kıta çapında bir hükümete ihtiyacımız var. Birleşik Afrika Devleti’ni kurmalıyız!’

Ne yazık ki diğer Afrikalı liderlerin ezici çoğunluğu Nkrumah’ın fikrine sıcak bakmadı. 1963’te Afrika Birliği Teşkilatı kurulduysa da, bu teşkilat bir ‘iyilik-güzellik temennisi’ olmaktan öteye geçmedi. Zaten Nkrumah da Batı işi bir askeri darbeyle alaşağı edildi ve zamanla unutulup gitti. Uzun bir gaflet ve dalalet uykusuna daldı Afrika. Bu uyku, 1999’a kadar sürdü.

Afrika Birliğinin gerçekleşmesinde liderliği yapan ve büyük çaba harcayan Ghana’nın devlet başkanı Kwame Nkrumah olmuştur.

Bu çabalar ve zaruretler sonucu, 31 Afrika ülkesinin temsilcileri (çoğu devlet başkanları) 22-24 Mayıs 1963’de, Afrika’nın en eski bağımsız ülkesi Habeşistan’ın başkenti Addis-Abada’da toplanarak, Afrika Birliği Teşkilatı’nı (Organization of African Unity) kurdular. Ve Birliğin 33 maddelik bir Anayasası’nı (Charter) da kabul ettiler.

Yurt dışında resmi seyahatteyken darbeyle devrilen siyasetçiler arasında hiç unutulmaması gereken isim, Kwame Nkrumah’tır (1909-1972). Gana’nın bağımsızlığının (1957) önderi, Pan-Afrikanizm’in savunucusu, Lenin Barış Madalyası sahibi ve 3’üncü Dünya’nın parlak ismi Nkrumah, ülkesinde “Zafer “in (Osaygefo) simgesi olarak görülürdü. Nkrumah, 1966’nın şubatında Çin’i ziyaret ederken, Gana’daki CİA güdümlü bir askeri darbeyle devrildi. Ülkesine dönemediği için, Gine’ye yerleşti. 1972’de de, tedavi olmak için gittiği Romanya’da kanserden öldü. Şimdi Gana başkenti Akra’da Nkrumah’ın bir anıtmezarı var.

Gana’nın ulusal kurtuluşçu lideri Nkrumah’a göre yeni-sömürgecilik, “Afrika’ya bir elle bağımsızlığını verip öteki elle geri alma metodudur. … yeni-sömürgeci devletin eski sömürgesine, onu bir müşteri-devlet haline getirip politika dışı yollarla kontrol altına alabilmek için bir çeşit egemenlik tanıdığı yalancı bir bağımsızlıktır”. [25] Nkrumah, “yeni-sömürgecik” diye bir şeyi tanımlamak isterken tam da emperyalizm çağının temel özelliğini anlatmış oluyordu.

Kaynak: vikipedi

You may also like...

1 Response

  1. FoNeM dedi ki:

    Afrika dunya kitalari arasinda en az gelismis kita denilebilir, antartikada bile buzullar bir duzen icerisinde ilerler. dunyanin en cok somurgeye ugrayan bolgesi ve maalesef en kotu gozuken kitasi. nkrumah zamaninda komunizm, sosyalizm hizli bir sekilde ilerliyordu ve o zamanlarda bagimsizlik mucadesi daha onemli bir hal almisti. zayen nkrumah in lenin baris odulu almasi ve karsisinda cia nin olmasi bunun gostergesi. che de afrikada devrim yapmadan soz ediyordu yasadigi zamanlarin birinde ama afrika ayni afrika. uzun sure somurge altinda olmanin etkisi ile bu kadar gerideler ancak olay sadece somurgecilik degil gibi. 10 yasinda cocuklar otomatik silahlarla sokaklarda cirit atiyorlar, elmaslar icin insanlar olduruluyor, uyusturucu kacakciliginin en kolay ve en ucuz oldugu bolge yine afrika. afrikada islerin kolay kolay duzelmeyecegi gozukuyor. tabii afrika derken kuzey ve guney kismini biraz es gecelim, en azindan onlar bir sekilde yollarini bulmuslar…

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: