İkizlere takke’nin tarihi : Sutyen

Sutyenin ilk ortaya çıkışı Antik Yunanlılar’a kadar uzanmaktadır. Fakat 1907, sutyenin bir moda aracı olarak ortaya çıkışı ABD dünyasında patladığı tarihtir. Fransızca ‘brassiere’ kelimesinden gelen ve ingilizce ‘bra’ olarak telaffuz edilen sutyen, göğüsleri desteklemek amacıyla kadınlar tarafından Eski Roma’da da kullanılıyordu.
1915’e kadar geçen dönemde birçok moda tasarımcısı sutyene en uygun şekli verebilmek için uğraştılar.

O dönemde en uygun sutyen modelini Poiret isimli tasarımcı yarattı. Bugün bilinen formundan daha geniş ve göğüsleri kapatan kısmın altında bir de korsesi olan eski tip sutyenler 20. yüzyıl boyunca kullanıldı. 1980 ve 1990’lara kadar bu tip sutyenler kabul görüyordu.

1914 yılında Mary Phelps-Jacobs ilk defa yapmış olduğu sutyen tasarımının patentini aldı. Bu tarih bir anlamda sutyenin moda dünyasına armağan edilmesi olarak görülebilir.

Patenti alınan sutyenler belki dünya üzerinde kullanılmış ilk sutyenler değildi fakat patent girişimi sutyenin bir moda ikonu olmasını sağlamıştır. Mary Phelps-Jacobs ilk dizaynını Caresse Crosby adıyla piyasaya duyurdu. İki adet ipek mendilin birleştirilmesiyle oluşturulan bu sutyene eklenen bebek kurdelesi de askı görevi üstlenmekteydi.

1918’den sonra üretilen sutyenlerde fabrika üretimi sentetik askılar kullanıldı. Ardından gelen süreçte özellikle Chanel’in tasarımından sonra göğüsleri kapatan bölümün altındaki korseye gerek duyulmamıştır.

1930’lardan sonra sutyenlerde farklı tasarımlar ve kumaşlar ön plana çıkmaya başladı. Pamuklu ve sentetik kumaşlar da tasarımlarda kullanılmaya başlandı. 1930’da Kestos firmasının kendi adıyla ürettiği Kestos sutyenleri bugünküne oldukça benzer bir formda ortaya çıktı.
sutyen-eski
1935’te sutyen tasarımları yepyeni bir boyut kazandı. ABD’de Warners firması A, B, C ve D olarak adlandırdığı dört farklı bedende yeni dizaynlar yarattı. Bu yeni tarzdaki tasarımların İngiltere’de kabul görmesi biraz zaman aldı. İngiltere ancak 1950’lerde bu Amerikan bedenlerini, ürettiği sutyenlerde uygulamaya başladı.

Moda dünyası savaş sonrası kıtlıktan mutlaka etkilenir. Savaş yılları sonrasına tekabül eden 1940’lı yıllarda sutyenler minimum düzeyde fabrikasyon malzemelerle yapıldı. ‘Utility’ olarak tabir edilen savaş dönemi sonrası sutyenleri, genellikle şeftali renginde ve pamuklu kumaştan yapılıyordu.

1950’lerde savaşın depresyonunu üzerinden atmaya çalışan kadınlar 1950’lerin parıltılı dünyasına çabuk ayak uydurdu. Hollywood starlarının yarattığı gösterişli akım sutyen tasarımlarına da yansıdı. Maidenform, Berlei, Marks&Spencer, Triumph gibi markalar da bu döcnemde piyasaya girdi. Konik biçimli sutyenler bu dönem moda olmaya başladı. Yıkaması kolay, naylon ve daha ince ve hafif sutyenler de bu dönemi ürünü.

1960’larda herşey birdenbire değişti. Eski elastik sutyen askıları yerini likra türünde vücuda yapışan ve vücudu saran modellere bıraktı. Vücuda yapışan bu modeller büyük ilgi gördü ve tüm kadınlar tarafından kullanıldı.

Ardından Yves St. Laurent’in sutyensiz giyilen bir bluz tasarımı yapmasıyla tüm feministler ‘Sutyenlerinizi yakın’ diye ayaklandı. Fakat bu girişim kadınların sutyenden vazgeçmesini sağlayamadı.

1968’de Gossard’ın ‘Wonderbra’ kampanyasıyla sunduğu yeni sutyenlar bugünkü sutyen formlarını yarattı. 34 ve 36 bölüm aralığında değişen bedenlerde üretilen bu sutyenler bugün 38D’ye kadar çıkmakta. Bu yeni rahat tasarımlar büyük bir hızla eskilerin yerini aldı.

90’lardan sonra silikon destekli yeni tasarımlar kadınların aradıkları dolgun görünümü rahatça sağladıkları için çok tercih edilir oldu. Göğüsleri dolgun gösteren bu tasarımlar sutyenin geldiği son noktayı gözler önüne seriyor.

Yazar: nightshift

Bir Yorum Yazın