Seyrederek Anlaşılamayan Spor: Curling

Seyrederek anlaşılamayan bir spor: CurlingHer ne kadar Türkçe’ye “falsolama” diye çevrilebilecek olsa da, curling çoğumuz için “Eurosport’daki süpürgeli adamların buz üstünde oynadığı o anlaşılmaz oyun” olarak kalmaya devam etti yıllar boyunca. Ara sıra birkaç dakikalığına merakla izleyip “ohho civanım o taşı atmakta iş mi?” gibi yorumlar getirdiysek de, curling çözülmesi imkansız bir gizem, sayıların nasıl alındığının anlaşılmadığı kapalı bir kutu olarak kaldı genellikle. Bir kısmımız taşların birbirine çarpmasını iyiye işaret olarak yorumlasa da, tam da o anda asılan suratlar ve yorumcunun “çok kötü oldu bu, geçmiş olsun” yönünde İngilizce serzenişleri pişman etti bizi. Çözülemeyen bu sır çoğu zaman içimizde bir sızı olarak kaldı, moralimizi bozdu. Biz de bu soruna bir çözüm bulma zamanının gelip de geçtiğini düşünerek curling dosyasını açıyoruz.

O taşlar ne, hadi taşı bıraktım süpürgeler ne işe yarıyor, bir de nasıl öyle kayıyorlar?

O taşlar ne, hadi taşı bıraktım süpürgeler ne işe yarıyor, bir de nasıl öyle kayıyorlar?Güzel sorular gerçekten. Tabii bunları anlatmaya başlamadan önce curling tarihiyle ilgili biraz bilgi vermek lazım.

Oyun 16. yüzyılda İskoçya’da ortaya çıkmış. Aşırı soğuk geçen kışlardan ve yapacak pek bir şey olmamasından bunalan birkaç İskoç, buz tutmuş bir gölün üstünde “bak şimdi bu taşı şöyle bir savurayım da gör” diyerek günümüz curling’inin temelini atmış. Önce taşları savurarak başlamışlar işe, taşın buz üstünde kayması zaten hoş bir görüntüymüş ama aralarından rekabeti seven biri “Güzel kayıyor taş ama buna bir de puanlama sistemi bulalım, baklavasına maç yaparız” deyince hepsine mantıklı gelmiş. İşte bundan sonra da dünyada çok az insanın ilk görüşte anlayabileceği o basit puanlama sistemini bulmuşlar, oyun da gitgide gelişmiş, en sonunda günümüzün olimpik curling’i haline gelmiş.

Genel Bilgi

Günümüz olimpik curling takımları dört kişiden oluşuyor. Bunlar bir oyuncu ve üç süpürücü olarak ayrılıyor. Oyun sırasında üçüncü süpürücünün görevi genelde hedefi işaretlemek ve atıcıyla beraber diğer iki süpürücüye komut vermek olsa da, zaman zaman süpürme işlemine de katılıyor.

Gelelim taşlara. Sap takılmış cilalı mermer gibi durduklarına bakmayın, o taşlardan her biri yirmi kilo çekiyor. Bir tanesini hafif sanıp yerinden hızla kaldırmaya çalışın, bravo omzunuzu çıkarmayı başardınız.

Süpürgelerse bildiğimiz süpürgelerden biraz farklı, hem yeri süpürmeye hem de atıcının taşla beraber ilerlerken dengeyi tutturmasına yarıyor. Ayrıca hedef mahallini işaretlemekte de kullanılıyor.

Oyuncuların buz üstünde kaymasını sağlayan ayakkabılarsa başka bir soru işareti tabii. Ayakkabılardan biri kaymayı sağlamak için buz üstünde sürtünmeyi azaltan bir maddeden, diğeriyse bir önceki kadar kaymayan başka bir maddeden yapılıyor. Amaç süpürücülerin dengeyi sağlayabilmesi ve atıcının kendine rahatça yön verebilmesi.

Oynanışı:

OynanışıOyun dörder kişilik iki takım halinde oynanıyor. Yukarıda da belirttiğimiz gibi takımlar üç süpürücü ve bir atıcı olarak diziliyor. Bir oyunda sekiz taş kullanılıyor. Her oyuncu iki taş atmak zorunda yani her oyuncu atıcı veya süpürücü olabiliyor. Takımın kaptanına “skip” deniyor, futboldaki serbest oyuncu gibi “skip” de istediği her pozisyonda oynayabiliyor.

Sekiz taşın sonunda en çok puanı toplayan takım oyunu kazanıyor. Bir curling maçı on oyundan oluşuyor. On oyunun ve yetmiş beş dakikanın sonunda kazanan takım ortaya çıkıyor. Yetmiş beş dakikanın sonunda maç berabere biterse iki takıma da on dakikalık oyun süresi tanınıyor. Yine sonuç alınamazsa, maç takımlardan biri matematiksel olarak elenene kadar sürüyor.

Süpürgeler ne işe yarıyor?

Süpürgeler ne işe yarıyor?Curling oyun sahası göründüğü kadar düz değil. Oyun öncesinde buzun üzerine “çakıl” diye adlandırılan kum tanesi büyüklüğünde buz parçaları seriliyor. Süpürgeler bir yandan buzun üstündeki bu parçaları temizleyip bir yandan da ortaya çıkardıkları enerjiyle buzun üst tarafını eritiyor ve taşın hızlanmasını sağlıyor. Ayrıca süpürgelerle taşa yön de verilebiliyor. Taşın hedeften uzaklaştığı anlaşılırsa, taşın önündeki alan hedef yönüne doğru süpürülüyor böylece taş hedefi şaşırmıyor. İlginç bir ayrıntıysa süpürülmeyen bir taşın süpürülene oranla yolundan dört kat daha fazla sapma ihtimali bulunması.

Puanlama

PuanlamaPuanlama işlemi basit bir prensibe dayanıyor. Oyun bittiğinde hedefe, rakip takımın en yakın taşından daha yakın olan her taş bir puan olarak değerlendiriliyor. Hedef bölgeye “house”, yani “ev” deniyor.

Yan taraftaki puanlama örneğinde olduğu gibi, “ev”’e rakibin taşından daha uzak olan taşlar sayılmıyor. Puanlama, takımlar sekizer taşlarını kullandıktan sonra yapılıyor. Sekiz taşın sonunda rakibine üstünlük kuran takım, o oyunun galibi sayılıyor.

Sonuç

Oyun ülkemizde oynanmak şöyle dursun, doğru düzgün bilinmiyor bile. Yine de günün birinde bu tür sporların çok popüler olduğu Kanada gibi bir ülkeye yolumuz düşerse, yapılan bir curling muhabbetinde ortamların kralı olup “abi adam Türk ama bizden iyi biliyor curling’i vay vay vay” düşüncesini etrafa yayabiliriz. Yolumuz Kanada’ya düşmese bile en azından Eurosport’u göz yaşlarıyla kapatmayız bir daha. Hatta spiker ahkam kestiği zaman “ohho biz zaten biliyoruz bunu, bir kere de ilginç bir şey söyle” şeklinde karakter atma şansımız bile olabilir.

Kaynak:istegenc

You may also like...

1 Response

  1. Cidoli dedi ki:

    Bilgi icin cok merci, vallahi nihayet neymis ogrenip rahatladik, yoksa erzuum universiade da da oyle sadece meditatif amacli seyredip gececekik.

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: