Sosyal fobi ve çözüm önerileri

Sosyal fobi, sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu endişesi duyulması, performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme ya da küçük düşme korkusunun yaşanması gibi belirtiler veren bir Anksiyete bozukluğudur.

Kişi bu korkunun yaşanmasından kurtulamak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçınır. Kaçınma nedeniyle kişinin sosyal, meslekî ya da aile yaşamı olumsuz yönde etkilenir.

Sosyal fobi iki farklı şekilde görülür.

* Genel: Korkular hemen her durum için geçerlidir.
* Özel: Yalnızca özel bazı durumlar için geçerlidir. (Başkalarının önünde imza atmak, yemek yemek vs gibi.)

Sosyal fobide en sık karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

* Çarpıntı
* Titreme
* Terleme
* Kaslarda gerginlik
* Midede rahatsızlık hissi
* Göz temasından kacınma
* Göğüste sıkıntı hissi
* Sıcak ya da soğuk basması
* Başta ağırlık hissi – Başağrısı.
* Konsantrasyon eksikliği.
* yüz kızarması.

Bu durumda kişi zaman içerisinde bu belirtilerle yaşamaya alışabilir. Ancak hayatının değişik alanlarını kısıtlamaya başlayan belitiler bir gün iş güç yapmayı da engellemeye başlarsa işi için tedavisi şart bir durum haline gelir.Yaşanan bu belirtiler kişide derin bir korku ve heyecan hali lie birlikte görülür.

Korkulan durumlardan kaçıma davranışı genellikle çok belirgindir. Ve bazen tam bir sosyal yalnızlıkla sonuçlanabilir. Korkulan durumlarda kaçınmak için olmadık şeyler yaparlar. Bir seminer vermesi gereken kişinin seminer iptal olsun diye ayağının kırılmasına bile sevineceğini söylemesi hatta bunun için dua ettiğini söylemesi olayın ne kadar sıkıntı verici olduğunu anlatmak için yeterlidir.

Sosyal fobisi olanlar genelde aşağıdaki durumlarda sosyal fobi belirtilerini yoğun olarak yaşarlar.

* Topluluk önünde konuşmak.
* Bir işle uğraşırken seyredilmek.
* Başkalarının önünde yemek yemek-içmek.
* Otorite konumundaki kişilerle temas etmek.
* Misafir kabul etmek.
* Başkaları ile tartışmak.
* Toplulukta telefonla konuşmak.
* Tanımadığı kişilerin gözlerinin içine bakmak.
* İlgi odağı olmak.
* Başkalarının önünde yazı yazmak.

Sosyal fobi belirtilerini bazen kişi kaygı belirtilerinden birisiymiş gibi düşünebilir.

Korkulan durumdan kaçma davranışı genellikle çok belirgindir. Tam bir sosyal yalnızlığa yol açabilir. Başlangıç yaşı sosyal fobide çok erkendir. Hastaların %40’ında başlangıç yaşı 10’un altındadır. Hastaların %95’inde ise başlangıç 20’nin altındadır. Okul fobisi olan çocukların %40’ında ise sosyal fobi olduğu belirtilmektedir.

Sosyal fobinin başlama yaşının erken olması ciddi sorunlar doğurur. Okul başarısı etkilenir. Bazıları okulu bırakmak zorunda kalır. Yine birçok psikiyatrik rahatsızlığın ortaya çıkmasına da yol açabilir. Bunların içinde en önemlisi depresyon, alkol bağımlılığı ve ilaç bağımlılığıdır. Özellikle batılı ülkelerde yapılan çalışmalarda sosyal fobide alkol kullanımı normal toplum bireylerine oranla 2,5 kat daha yüksek bulunmuştur. Bu da alkolün süperegoyu baskılaması daha rahat davranmayı sağlaması ile açıklanabilir ki bu durumda zamanla alkol bağımlılığı riskini artırmaktadır. Alkolikler arasında yapılan bir çalışmada sosyal fobi görülme sıklığının normale oranla 9 kat fazla olduğu tespit edilmiştir. İntihar düşünceleri ve girişimleri sosyal fobide yaşanan sıkıntıya bağlı olarak sık görülmekle birlikte sosyal fobiye başka psikiyatrik rahatsızlıklar ilave olduğunda daha da artmaktadır. Dolayısıyla sosyal fobi bir an önce tanınmalı ve tedavi edilmelidir.
Kaynak :vikipedi

Öncelikle şunu kabullenmekle başlamanızı öneririm: Bu problemi aktif olarak siz çözeceksiniz. Eğer hiçbir girişimde bulunmaz ve kabuk tutmuş bir yaranın iyileşmesini beklercesine SFnin kendiliğinden sizi terk etmesini beklerseniz bu bekleyiş ömrünüzün sonuna kadar sürebilir. Günün birinde bir kurtarıcının gelip büyülü değneğiyle omzunuza dokunarak sizi bambaşka bir insana dönüştürüvermesi de ne yazık ki gerçekleşme ihtimali çok düşük bir hayaldir. Diyeceğim o ki çözüm sizdedir. Bu problem siz isterseniz, inanırsanız ve çaba gösterirseniz çözülür. Siz çözümün yalnızca nesnesi değil, aynı zamanda öznesi olacaksınız. Öyleyse “içinizdeki devi uyandırıp” yola koyulun ve “kendi omzunuza tırmanın. Başka nasıl yükselebilirsiniz ki?..”

İstemek çözümün doğal bir parçası ve olmazsa olmaz bir koşuludur. SFyi yenmeyi ne kadar fazla isterseniz onun üzerine cesaretle gidebilmek için o kadar fazla güç bulursunuz kendinizde. SFsiz bir yaşama kavuşmayı gerçekten de çok istiyorsanız, sanki çölde susuz kalmış da suya kavuşmayı ister gibi tüm kalbinizle, yana yakıla istiyorsanız sizi bu isteğinizden alıkoyabilecek engelleri aşabilmeniz çok daha kolay olacaktır.

Peki, SFyi yenme isteğinizi nasıl arttırabilirsiniz? “Acıdan kaç, hazza koş” ilkesini kullanarak kendinizi motive edebilirsiniz. Bunun için kendinize iki soru sorun:

# SFyi yenersem neler kazanırım?
# SFli kalırsam neler kaybederim?

Bu sorular üzerinde iyice düşünün. “SFyi yenersem daha iyi bir hayatım olur.” gibi çok genel ve muallak ifadelerle yetinmeyin. SFden kurtulursanız elde edebileceklerinizi ve SFli olmaya devam ederseniz yaşayacağınız olumsuzlukları spesifik örnekler bularak bir liste halinde yazın. Böyle bir liste vazgeçmeyi düşündüğünüz çöküntülü zamanlarınızda güdülenip yeniden harekete geçebilmeniz için size destek sağlayabilir.

İnanç çok etkili bir güçtür. Birşeyi başarabileceğinize kesin olarak inanmışsanız zorluklar sizi asla yıldıramaz. İnanmışsanız kendinizi amacınıza adayabilirsiniz. Ve adanmışsanız adımlarınızı dönüşü olmayan bir kararlılıkla atar, bitmez tükenmez bir enerjiyle hiç yılmadan devam edersiniz yolunuza. SFden kurtulabileceğinize inanmakta zorluk çekiyorsanız neden inanmadığınızı sorun kendinize. Öne sürebileceğiniz tüm kanıtlar tek tek çürütülebilir. Şu ana kadar SFli olmanız ve dahi bundan önceki girişimlerinizden sonuç alamamış olmanız bundan sonra da SFli kalacağınızı göstermez. NLPde derler ki: Bir insan birşeyi başarabiliyorsa bunu bütün insanlar başarabilir. İş bu varsayımdan hareketle biz de deriz ki: Bu illetin canına okumuş insanlar varsa -ki vardır- SFyi yenebileceğinize inanmamanız için hiçbir gerekçeniz yoktur. Başarıya olan inancınızı güçlendirecek en büyük etken ise başarabileceğinizi bizzat deneyimleyerek görmenizdir.

Bana göre SF çevrenin tutum ve davranışlarına karşı kişinin zihninde oluşan tepkilerin sonucudur. Şu halde SFnin temelinde yatan bu sonradan edinilmiş düşünce, inanç ve koşullanmalardan arınıp öze dönerek bebeklikteki SFden uzak bakış açısını yeniden kazanmak problemi kökünden çözecektir. Bunlar insana çevre tarafından empoze edilmiştir. Kendinize kızıp da hakaret ettiğinizde kullandığınız kelimelere dikkat ettiniz mi hiç? Belki de onlar ana babanızın, arkadaşlarınızın, öğretmenlerinizin size hakaret etmek için kullandığı kelimelerin aynısıdır. İşte bunun gibi, “Başkaları ne der?” sorusunu sorup durarak sizi yargılayan, suçlayan aşağılayan; size kusursuz olmayı, herkesi memnun etmeyi ve attığınız her adımda başkalarının onayını almayı hedef göstererek sırtınıza taşınmaz ağırlıklar yükleyen içinizdeki bu ses, içinizdeki ana babanın, yani gerçek ana babanızın tutum ve davranış kalıplarının, yani toplumsal normların, yani başkalarının beklentilerinin sesidir. SFden kurtulmak istiyorsanız bu sesi kısın artık. İçinizdeki çocuğun ezilmesine daha fazla izin vermeyin. Hissetmek istemediğiniz duyguları hissettiğiniz zaman kendinizi azarlamak yerine duygularınızı olduğu gibi kabullenmeyi deneyin. İçinizdeki çocuk şefkat elinizi uzatmanızı istiyor sizden; itilip kakılmayı, sövülüp dövülmeyi değil. Tutun elinden ve kaldırın onu. Şundan emin olabilirsiniz ki o çocuk kendini güvende hissetmedikçe siz asla rahata kavuşamayacaksınız.

Bütün insanlar hata yapar. Hata yapmak insan olmanın kaçınılmaz bir sonucudur. Hiçbir insan kusursuz değildir. Mükemmele ulaşmak için uğraşmak boşunadır. Mükemmeliyetçiliği bırakın. Bir ütopya uğruna kendinizi daha fazla tüketmeyin. Mükemmel iyinin düşmanıdır; iyiye razı olun. “Ya hep ya hiç” anlayışıyla hareket etmeyin. Hepsini elde edemediğinizin hepsini terk etmeniz gerekmez. “Zorunda olmak”tan vazgeçin. “Yapmalıyım” yerine “yapabilirim”i koyun. Ve yapabildiğiniz kadarıyla yetinin. Beklentilerinizi ulaşabileceğiniz seviyelerde tutun ki sürekli olarak hayal kırıklığı yaşamaya mahkum olmayasınız. Kendinizden daha az şey beklerseniz başarılarınızdan daha çok tatmin sağlarsınız. Oysa mükemmeliyetçilikten vazgeçmedikçe kendinizden asla memnun olamayacaksınız.

Herkesi memnun etmeye çalışmayın. İnsanlar kültür, inanç, bilgi, zeka, alışkanlık ve yaşam koşulları bakımından aynı olamayacaklarına göre dünyayı da aynı şekilde algılamazlar. Sizin çok değer verdiğiniz birşey başka bir insana saçma ve anlamsız gelebilir. Her bir insanın kabullerini, değerlerini ve sizden beklentilerini belirleyip ona göre davranmaya çalışsanız bile -ki böyle bir çaba içerisine girmeniz kendinizden vazgeçmeniz demektir- herkesi memnun edebilmeniz, herkesin beğenisini, onayını ve sevgisini kazanabilmeniz mümkün değildir. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, sizi ve/veya yaptıklarınızı onaylamayacak, beğenmeyecek, reddedecek birileri mutlaka olacaktır. Öyleyse herkesi memnun etme çabasını bırakın. Hayır demeyi öğrenin. Size teklif edilen her yükü hiç istemediğiniz halde sırtlanırsanız -zaman ve enerji kaybınız bir yana- insanların sizi kullandığını, sömürdüğünü düşünerek zayıflık ve acziyet hislerine kapılabilirsiniz.

Yeryüzünde sizi hiç tanımayan ve sizin ne yaptığınızı hiç umursamayan milyarlarca insan yaşıyor. Çevrenizdeki insanların da sizi düşünüp durmaktan daha önemli meşguliyetleri vardır herhalde. Buna rağmen yine de “Başkaları ne der?” kaygısına karşı “Başkaları ne derse desin!” bilincini hakim kılamıyor, başkalarının hakkınızda ne düşündüğünü hesaplamaktan kendinizi alıkoyamıyorsanız bari olumlu şeyler düşündüklerini varsayın. Örneğin “SFli olduğumu açıklarsam zayıf biri olduğumu sanacaklar.” yerine “Bunu açıklayabildiğime göre beni cesur biri olarak görürler.” gibi bir varsayımda bulunabilirsiniz. Bu varsayımın gerçeği yansıtıp yansıtmaması önemli değildir. Önemli olan işe yarayıp yaramamasıdır. Zaten insanların aklını okuyamıyorsanız tam olarak ne düşündüklerini hiçbir zaman bilemezsiniz.

Öğrendiğim kadarıyla SF tedavisinde en çok kullanılan psikoterapi yöntemi bilişsel davranışçı tedavidir. Bilişsel tedavi ile (bu sitede bahsedilenler gibi) SFyi besleyen düşünce ve inanç kalıplarının değiştirilmesi, davranışçı tedavi ile de korkuların üzerine gidilip onlarla yüzleşilmesi öngörülür. Basit (diğer adıyla özgül) fobilere karşı kullanılan davranışçı tedavinin duyarsızlaştırma tekniği SFye karşı da etkili bir çözüm yoludur. Teknik, korkulan obje veya durumla belli aşamalar sonucunda karşılaşılmasını içerir. Örneğin [sağdaki şekilde görüldüğü gibi] yılan korkunuz varsa önce bir ip parçasını, sonra bir solucanı, daha sonra da yılanı hayal edersiniz. Sonuçta ‘gerçek dünya’da da yılanla yüzleşir ve böylece fobinizin üstesinden gelebilirsiniz.

Bu uygulama SFye nasıl uyarlanabilir? Topluluk önünde konuşmaktan korktuğunuzu varsayalım. İşe topluluk önünde konuştuğunuzu hayal ederek başlayacaksınız. Sessiz, sakin, rahat bir yere oturun veya uzanın. Dikkatinizin dağılmaması için gözlerinizi kapatabilirsiniz. Konuşma yapmayı planladığınız mekanı ve orada bulunan insanları kafanızda canlandırın. Tüm duyu organlarınızı kullanarak ortamı yaşamaya çalışın. Konuşmaya başladıktan sonra kaygılarınızın dağılıp gittiğini hayal edin. Bedeniniz rahatlayıncaya kadar bunu tekrarlayın. Kendinizi bu konuşmayı başarmış olarak görün. Felaket senaryoları yazmayın. Beyin kendisine ne söylenirse onu yapar; neye odaklanırsa ona ulaşmaya çalışır. Topluluk önünde konuşmaya kalkıştığınız zaman kalp atışlarınızın şiddetlendiğini, sırılsıklam terlediğinizi, yüzünüzün kıpkırmızı olduğunu, sesinizin soluğunuzun kesildiğini ve söyleyeceğiniz herşeyi unuttuğunuzu hayal eder ve öyle olacağına inanırsanız sonuçları üretirken elinde ne malzeme varsa onu kullanan beyniniz, bedeninizin ilgili bölümlerine komutlar göndererek kurguladığınız bu felaket senaryosunun gerçekleşebilmesi için elinden geleni yapar ve sizi yalancı çıkarmamayı başarır. Onun için beyninize başarı mesajları aşılayın, başarısızlık değil. Şimdi sıra hayalinizde başarıyla tamamladığınız konuşmayı ‘gerçek hayat’ta da uygulamada. Çıkın ve konuşun. Dinleyicilerin hakkınızda ne düşündüğüne odaklanmayın. Siz konunuzla ilgilenin. Başlangıçta biraz kaygılansanız bile bunun kısa süre içerisinde geçeceğini söyleyin kendinize. Muhtemelen de öyle olacaktır. Konuşma sırasında da konuşmadan sonra da kendinize karşı yıkıcı değil, yapıcı olun. “Lanet olsun, heyecanlandım işte! Yine sesim titredi. Kim bilir neler düşündüler hakkımda. Böyle olacağını biliyordum zaten!” diyerek mükemmeliyetçi bir tavır takınırsanız girişiminiz ters teper. Bardağın dolu tarafını görün. Konuşma cesaretini gösterebildiğiniz için kendinizi takdir edin. “Olabilir, buraya çıkmam bile büyük bir başarı. Aferin bana. Zamanla daha iyi olacak.” gibi olumlu değerlendirmelerde bulunun.

Kaçınmak yerine korkuların üzerine gitme işlemi yüzleşme, teşhir, maruz bırakma veya eylem olarak isimlendirilebilir. Eylem bir sınır genişletme operasyonudur. Korkularınızın üzerine giderek kendinize daha geniş bir hareket alanı oluşturabilirsiniz. Eylem sayesinde yapmaktan çekindiğiniz işleri yapabilmenin aslında o kadar da zor olmadığını yaşayarak görebilirsiniz. Bu sizde güven oluşturur ve böylece daha ileri adımlar atabilmek için yaslanabileceğiniz ikna edici referanslarınız olur. Genel bir SFniz varsa her türlü eylem işinize yarayabilir. Örneğin tanımadığınız birine selam verebilir, saati sorabilirsiniz. Kendinize bir kasıtlı hata uygulama listesi hazırlayabilir, hatta basit hataların ötesinde burnunuza küpe takıp dışarıya çıkmak, bakkaldan 40 gram zeytin istemek gibi fantastik eylemlerde bulunabilirsiniz. Ayrıca derste soru sormak, iş toplantısında görüş belirtmek, arkadaşlarınıza fıkra anlatmak gibi girişimleri içeren bir eylem planı hazırlayabilirsiniz. Uygulamaya geçmeden önce listenizdeki eylemleri kolaydan zora doğru sıralayın ve bu sıraya göre hareket edin. Yere bakarak yürümek, konuşurken göz kontağına girmemek, derslerde ilk sırada oturmamak gibi alışkanlığa dönüşmüş kaçınmalarınızı da belirleyip sona erdirin.

İletişim becerilerinizi geliştirin. Beden dili, aktif dinleme, empati gibi konuları öğrenin. Çevrenizdeki insanları gözlemleyin. Başarılı bulduğunuz, beğendiniz kişileri örnek alabilirsiniz. Sizi ateşleyebilecek, motive edebilecek; potansiyelinizi görmenize, “Ben neymişim be abi!” demenize yardımcı olabilecek; neyi nasıl yapabileceğiniz konusunda size yol gösterebilecek kişisel gelişim kitapları okuyun. Ve elbette okumakla yetinmeyin. Öğrendiklerinizi uygulamaya koyun.

SFli olduğunuzu birilerine açıklarsanız SFnin üzerinizdeki olumsuz etkisi azalabilir. Kendinize yakın bulduğunuz birine, belki bir arkadaşınıza sorununuzu anlatabilirsiniz. Bu işi yumuşak bir giriş yaparak kolaylaştırabilirsiniz. Ya da önce sizi rahatsız eden SF dışındaki kişisel bir konudan bahsederseniz psikolojideki karşılıklılık ilkesine göre muhatabınız da kendi dünyasından birşeyleri sizinle paylaşma isteği duyar ve böylece itirafta bulunabilmek için uygun bir ortam yakalayabilirsiniz. İsterseniz damdan düşer gibi söyleyiverin gitsin. Siz nasıl uygun görürseniz… Kısacası içinizi dökmek birçok durumda rahatlatıcı bir etki gösterir. Söyleyin, kurtulun. Anlatın, rahatlayın!

Zihnin derinliklerine telkin yoluyla inançlar aşılamak için etkili bir araç olabilen hipnoz SF için de kullanılabilir. Varsayım o ki hipnoz ile bilinçaltına ulaşılıyor ve zihin hipnoz sırasında telkine daha yatkın hale geliyor. Böylece kişinin kendisine söylenilenleri kabul etmesi kolaylaşıyor. Bu yönüyle hipnoz SFyi besleyen hatalı inançların değiştirilmesini kolaylaştırabilir.

İlgilenirseniz yüz kızarmasını ortadan kaldırmaya yönelik bir cerrahi müdahale gibi ürkütücü çözüm önerileri de var. İlaç tedavisi konusunda ise esas olarak SFye karşı kullanılan ilaç türlerinin değil, ilaçların etkisinin inançların etkisinden bağımsız olmadığı gerçeğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini düşünüyorum.

“Çoğumuz plesebo denilen, ilaç olmadığı halde hastaya ilaçmış gibi verilen boş hapların etkisini biliriz. Aktif hiçbir özelliği olmayan bu boş hapların, yapılan deneylerde hastalar üzerinde çoğu kez kesin etkiler yaptığı görülmüştür. Hastalıkları ortadan kaldırmada inancın gücünü öğrenen Norman Cousin, “İnançlar her zaman sadece gerekli değildir. İnanç, aynı şekilde her zaman iyileştiricidir”, şeklinde bir sonuca ulaşmıştı. Kanayan ülseri olan bir grup hasta üzerinde, çarpıcı sonuçlar veren bir plesebo çalışması yapılmıştır. Hastalar iki ayrı gruba bölündüler. Birinci gruba, hastalığı kesinlikle iyileştirecek yeni bir ilaç verildiği açıklandı. İkinci gruptakilere etkileri hakkında çok az şey bilinen bir ilacın kendilerine denenmek üzere verildiğini söylediler. İlk grupta hastaların % 70’inde önemli oranda bir iyileşme görüldü, ikinci grupta bu oran sadece % 25 idi. Her iki gruba da tıbben hiçbir özelliği olmayan boş ilaçlar verilmişti. Aradaki tek fark inanç sistemlerinin kabulüydü. Zararlı etkileri bilinen ilaçların verildiği insanlar üzerinde yapılan çalışmalar daha da çarpıcıdır. Bu hastalara zararlı ilaçların kendilerinde olumlu sonuçlar vereceği söylendiğinde; gerçekten onlar üzerinde bu ilaçların neden olduğu hiçbir hastalığa raslanmamıştır. Dr. Andrew Weil de çalışmalarında uyuşturucunun hemen hemen uyuşturucu kullananın beklentileriyle aynı etkiler gösterdiğini bulmuştur. O, bir doz antifamin verilen bir kişinin kendisini yatışmış ya da barbiturate verilen kişinin kendisini uyarılmış hissedebileceğini keşfetti. Weil, “İlaçların sihiri içeriğinde değil, ilaçları kullananın zihninde yatar” şeklinde bir sonuca ulaştı. Tüm bu örneklerde sabit olan şey sonuçların en çok inanç tarafından etkilenmesidir.” *

Az zamanda çok şey bekleme yanılgısına düşmeyin. SF birdenbire oluşmadı, birdenbire de gitmeyecek. Ektiğiniz değişim tohumu meyvesini kısa süre içerisinde vermeyebilir. Olgun bir ağacın habercisi olan fidanı meyvesiz diye ezmeye kalkışmayın. Kişisel deneyimlerim bana değişimin devrimle değil, evrimle geleceğini öğretti. Sabırlı olun. Çocukken birkaç kez düştüğünüz için beşiğinize dönüp yürüme çabasından vazgeçseydiniz yürümeyi hiçbir zaman öğrenemeyecektiniz. SFyle başa çıkmak da düşe kalka öğrenilir. Hiç düşmemeyi değil, düştüğünüz zaman kalkabilmeyi amaçlayın. Ve her düştüğünüzde yerden birşeyler almaya bakın. Düşüşlerinizi, başarısızlıklarınızı, hatalarınızı öğrenme fırsatı olarak görün.

Geriye dönüp geçmişi değiştirebilmeniz mümkün değildir; artık olan olmuş, yaşanan yaşanmıştır. Ama geçmişte olup bitenlere yüklediğiniz anlamı değiştirebilirsiniz. SFnin olumlu yönlerini, size kazandırdıklarını keşfedebilirseniz şu ana kadar onun yüzünden yaşadıklarınızdan duyduğunuz acıları hafifletebilirsiniz. Örneğin SF sayesinde uyanıp arayışa çıkmış ve değişim sürecine girmiş olabilirsiniz. SFli olmanızda pay sahibi olduğunu düşündüğünüz kişileri de affedin. Geçmişte birileri size zarar verdiyse şimdi kendinizi cezalandırmak niye? Keskin sirke kendi küpüne zarar verir. Kin gütmek kendinizi yaralar. Zaten onlar size kötülük yapma niyetinde değillerdi ve kendi koşulları içerisinde bildiklerinin en iyisini yapmaya çalıştılar. Böyle bakarsanız affetmeniz kolaylaşabilir. Bağışlayın ve kurtulun.

Geleceğe umutla bakın ve sakın umudunuzu kaybetmeyin; çünkü “umudunu kaybeden bir insanın kaybedecek başka birşeyi kalmamıştır.” Korkularınızı kabullenin, korktuğunuz için kendinizi suçlamayın ama aynı zamanda cesur olun. Cesaret korkusuzluk değil, korkuya rağmen korkulan şeyin üzerine gidebilme gücüdür. Eylemleriniz korkularınızın üzerinde olsun ki korkuyu dize getirebilesiniz. Siz kaçtıkça korku çığ gibi büyüyerek sizi kovalamaya devam edecektir. Öyleyse kaçmayı bırakın. Umudunuzu kuşanın, kalkın ve yürüyün! Korkunuzun üzerine gidip korkunuzla yüzleşecek, bol bol hata yapacak ama yine de vazgeçmeyecek, yılmayacak, pes etmeyecek ve işte o zaman “yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer” kazanacaksınız…

Anthony Robbins – Sınırsız Güç

You may also like...

75 Responses

  1. bir umut dedi ki:

    çok teşekkür ederim gerçekten çok güzel bir yazı olmuş bende bir sf,li olarak bu yazıyı okuduğumda ki 25 yaşındayım ve on üç senedir tedavi görmekteyim hayata hiç bu kadar umutlu bakmamıştım diyebilirim.artık herşey çok güzel olacak buna inanıyorum sağolun.

  2. sewgi dedi ki:

    çok güzel bi yazı.. şu sf insanın okul hayatını bile alt üst ediyor değil mi?…tam artık geçti diyorsun ama birden tekrar başlıyor..etrafına bakıyorsun sanki kimse senin gibi değil..insanın psikolojisi bozuluyor..bi kez cesur olmak istiyorsun ama herşey berbat oluyor..böyle yaşamak nereye kadar?

  3. beyaz gelincik dedi ki:

    gerçekten çok güzel bir yazı olmuş.bende sf liyim.bununla yaşamak çok zor.hayatındaki ”merhaba”diyebileceğin insanların sayısı parmaklarla sayılacak kadar az oluyor,başkalarının bizi tanımasına izin vermiyoruz,kaçıyoruz insanlardan,onların bizim hakkımızda konuştuklarını zannediyoruz vs vs vs.çok zor……

  4. FoNeM dedi ki:

    ortaokul ikinci sinifa kadar ben de kendimi bir SF li olarak gorebilirim. her sey aslinda cok ufak bir olayla degisti. derslerim cok iyidir fakat genelde sessiz takilan biriydim. hata yaparim diye baskalariyla konusmaktan korkardim. konusmaya da 3 yas gibi basladigim icin o daha bebeklikte disariya fazla acamamisim kendimi. ogretmenlerin sorularina yuzde yuz emin olmadikca dahi parmak kaldirip cevap vermezdim. turkce dersim full 5 olmasina ragmen acikcasi hoca benim kim oldugumu bilmezdi. annem ve babam bir gun okula benim durumumu sormaya geldiklerinde turkce ogretmeni beni cagirir ve sonra ” aaa o sen misin” der. ayni aksam anne ve babam bana “derslerin iyi ama ogretmenlerin senin yuzunu bilmiyor, nasil oluyor da ismini bilmiyorlar” dediklerinde aslinda her sey degismisti.
    bu olay orta birinci sinifta gecti ve ben orta ikinci sinifin ortalarinda herkesin bildigi, dersimize girmeyen hocalarin dahi tatli simarik davranislariyla aklinda kalan biri olmustum. artik hata yapma korkum yoktu cunku hicbir seyin sonu yoktur. cekingenlik bitmis ve bir atilganlik baslamisti. o geceye kadar insan karsisinda konusurken titreyen ben ondan sonra munazaralarda en iyi konusmaci, tek kisilik gosteriler yapan biri olup cikmistim. insanlar ne der, nasil bakarlar diye dusunme bicimini sildim cunku onlarin ne dusundugunu dusunmekten ufacik yasimda kendi dusunduklerimi yapamiyordum. boylece arkadaslarim cogaldi, guvenilen biri oldum. karsi cinse acilmada dahi bir korku kalmadi. cunku ret cevabi alsam bile bundan sonra bir evetin olacagini hatta ondan sonra da hayirin olacagini biliyorum. 10 denemede, 2 evet 8 hayira oranla daha cok mutluluk verir cunku amac eveti almaktir ve sonucta elde etmissindir. oysa denemesen sonucunu hic bilemeyeceksin.
    hayatta bazi oyla ufak noktalar var ki gidisati boyle degistirebiliyorlar. 13 yasimda aksamin bir saatinda ailemin bana belki de oylesine soyledigi o sozler aslinda son 12 yillik hayatima yepyeni bir yon vermisti…

  5. cem dedi ki:

    Yıllardır bu şekilde yaşamaktayım.27 yaşındayım ve artık bıktım.yanlızlığa itiyor bizi bundan kurtulmak için harekete geçmek istiyorum.ama bir türlü geçemiyorum.bu sene bu işi bitmem lazım.

    • ismi lazım deil dedi ki:

      cesaret kardeşim inanman yerli olacaktır neyden korkuyorsun sosyal ortamdan mı aşamalı olarak gireceksin öyle ortamlara başla kardeşim örnegin önce gecelrei çıkmaya başla dışarı sonra hiç rahatsızlık duymayana kadar böyle dvm et sonra gündüzleri başla dışarı çıkmaya daha sonraları çevrene baq daha önce görmediğin ne warsa içine kdar gir slm wermediğin kim warsa slm wer gerekirse yoldan geçen birni tut çevir laf olsun diye yer adres sor simini sor kafandan bi isim ssor tanıyonmu diye sor kardeşim sor ama inan önce h erşeyi yapabileceğine inan nden ya ndne die sor kendine neden kaçmalıym ki sosyal ortamlardan 15 sene kaçtım diyerlimki ne kazandım kaçmasam ne olacaktı bn i öldüreclermiydi sanki hiçbirşey den kaçmaya gerek yq önce kndini inandir yawaş yawaş dvmını geleceğine inan inş başarırsın krdeşim bn böyle yaptımm ….

  6. reyhan dedi ki:

    bn araştırma ödevimiçin açtım bu sayfayı. yalnız ben sf nin ne olduğunu anlayamadım.kusura bakmayın bn daha orta biröğrencisim ve bu site bana çok yardımcı oldu (ödevim için)teşekkür ederim siteyi kuranlar

  7. cansu dedi ki:

    bnde önceden sfliydim bu yazılanları gerçekten doğru buluyorum ama şimdi daha çok arkadaşım var sfliyken parmakla sayılacak kdr arkadaşım vardı arkadaşlar bu yazılanları gerçekten dikkate alın

  8. ???? dedi ki:

    ben de sfliyim henüz liseye yeni başladım okula çok geç alıştım önceden sfli olduğumu bilmiyodum ve etrafımdakiler beni çok sıkılgan, sakin, sessiz birisi olarak tanıyorlardı; bu yüzden birazcık çekingen olduğumu savunurdum ama öyle değilmiş bi çok sorun getiriyormuş beraberinde gerçekten de doğru derslerde hiç parmak kaldıramıyorum her an kötü bir şey olmasından korkuyorum.Derslerimi de çok fena etkiliyor sosyal faliyetlere katılmayı ne kadar istesemde yine o karamsar düşünceler aklımı karıştırıyor ama öğrendiğimden beri ilaçla tedavi görüyorum ilaçlarım bitince kontrole gidicem belki de bu sfyi yenicem :)

  9. ? dedi ki:

    ((((((((KESİN ÇÖZÜMÜ ))))))))AÇIKLIYORUM ARTIK KURTUKUN…Ben toplum önünde konşmyorum ama artık kouşçam…Ben dünyanın (insanlık tarihinin en iyi konuşmacısıyım)… EVET HER ŞEY KENDİNE İNANMAK DA BİTİYOR! Ne olursa olsun maa ne olursa olsun Sürekli kendinize olumlu mesajlar verin.Yılandan mı korkuyosun Korkmam de … o itici düşünce sana hadi canım kendini kandıma der. ama sen gene de öyle düşünmeye kendini zorla…ALT ŞUUR(Bilinçaltı) seni dinler emrini yerine getirir Yeter ki sen hep olumlu düşün.Önemli olan nereden başladığın değil nereye gittiğindir.(Kesin Çözüm istiyorsan şu siteye bak derim…www.hayatimdegisti.com/

  10. zey dedi ki:

    olay tamamen sigaradan kaynaklanıyor.ister inanın ister inanmayın.ben sigara içtiğimde ellerim tirtir titrio.yani 1 tane sigara bile bütün günümün berbat geçmesine sebep oluyor. sigara içtiğim günler kesinlikle hiçbir sosyal ortama girmiyorum. örneğin misafir geliceğini bildiğim gün asla sigara içmem. iki tercihin var ya sigara içip sfli yaşıcan yada sigarayı bırakıp aşırı sosyalolucan. bunu deneyip görün.hatta birgün yaklaşık 30 kişi vardı ben tek başıma o kadar misafire gidene kadar çay servisi yaptım tek başıma:) insanlar bunun psikoloijk olduunu sölüo ama ben bunun tek sebebinin sigara olduunu düşünüorum.çünkü sigara damarları tıkıo, bu yzden beyne yeterli oksjen gitmiyor ve bu da hem kalp ritmlerinin hızlanmasına hem de ellerin ve kafanın titremesine yol açıo.ben bütün bunları deneyimlerime dayanıp yazıorum herhangi biyerden araştırmadım ama deneyip görün. ve tabiki sosyal ortamlara girmek sfli olduunu düşünmeden hareket etmek düşünmemek bunu bu şekilde de yaşanabilir ama insan bunu bir kere farkettiyse bir daha asla düşünmeden yapamıo saplantı oluo.allah herkese yardımcı olsun

  11. zey dedi ki:

    diderol için elleriniz titremesin:))
    ama önce bir nöroloğa gidin.eğer kan tahilleriniz temiz çıktıysa guatr yok tammamen basit bir el titremesidir. ben öyle yaptım.bana diderol verdiler
    artık istesem de ellerim titremio
    hihahhooo

    • fehime dedi ki:

      zeynep bende içiyorum ama bir ilaca bağlı olma durumu bile bende rahatsızlık yaratıyo

  12. Emrah Özdemir dedi ki:

    çok teşekkür ederim gerçekten çok güzel bir yazı olmuş bende bir sf,li olarak bu yazıyı okuduğumda ki 25 yaşındayım ve on üç senedir tedavi görmekteyim hayata hiç bu kadar umutlu bakmamıştım diyebilirim.artık herşey çok güzel olacak buna inanıyorum sağolun.

  13. serkan dedi ki:

    ben bir buçuk senedir sosyal fobi oldugumu ögrendim.geçen sene paxera kullandım sıkıntılarım azaldı biyıl sonra tekrar başladı şimdi yine kullanıyorum.gerçekten şuanda duygularımın farkındayım.sınırsız güç harika bir kitap ikinci kez okuyom ama tam anlamıyıla uygulasam bu ülkeye başbakan olurum.sf liler kendinize sf sitelerinden bir arkadaş bir kardeş bulun birbirimize sahip çıkalım.şuanda bir kardeşim var ve onu ailemden kardeşlerimden daha çok düşünüyom.yarın o benden iyi oldugu zaman beni anlayacak o olacak.hep gülün hayata….

  14. alev dedi ki:

    ben daha yenı ogrendım sf lı oldugumu … aslında bunu da kabullenmek ıstemıorum cunku bu ıllet seyden nasıl kurtulacagımı bılmıorum … aslında ıstesem gayet gusel konusuyorum arkadaslarımla ya da yenı tanıstıgım bırıyle ama o ana ıcımden gelmedıgı surece konusmuorum cunku ben yalnız olmayı sewıorum …
    bazen arkadas ortamında ne konustuklarını bıle anlamıorum cunku o an ıcın onlar benı ılgılandırmıo bazen de ınsanlarla konuscak paylasacak bır seyler bulamıorum…
    ama bugun su ana ınandım kı eger sen ınanmazsan sf den kurtulacagına ne yaparsan yap kurtulamazsın cunku her sey sende baslıo …
    ben bugunden ıtıbaren degısmeye karar verdımmm ve de yaptıgım her degısıklııgı buraya yazmaya baslıyacammm….
    butun sf lı arkadaslar umarım hepımız kurtuluruz….. hepımınıze basarılar bu hayat yolunda..

  15. arkadaş dedi ki:

    çok güzel bir yazı,ama sosyal fobide anlaşılması gereken konu, onun her hastada farklı etkilere sahip olduğudur.şiddetli bir sosyal fobi yaşayan biri kendini ne kadar cesaretlendirirse cesaretlendirsin,korktuğu yada karşılaşmasını istemediği durum ile karşılaştığında kontrolden bile çıkması çok olağandır.nedeni ise sosyal fobi elektriksel bir bozukluktur.yaşadığınız durumun çok saçma olduğunu bilirsiniz ama engelleyemezsiniz.ben üniveriteden mezun olacakken sosyal fobi yüzünden okulumu bırakmak zorunda kaldım.çok ta başarılı bir öğrenciydim.çok basit bir metni tahtada okuyamadım.yani elimdeki yazıyı okuyamadım dersem yalan olmaz.o an beni hiç bir ilaç,uyuşturcu,bilişsel tedavi,alkol vs durduramazdı.tüm vücudum titriyordu,sesim çıkmıyordu,ön sırada oturan bir kız arkadaşın aa çocuk titriyor yaaa dediğini ve başka birininde bu durumuma güldüğünü gördüm.o yaşadığım olaydan sonra bile gittim okula ama sonuç aynıydı.içki içmek tedavi olmak ne varsa yapılacak ben de etkili olamayacaktı,olmadı da.hiç kimsenin burada moralini bozmak ve karamsar olmak istediğim için bunları yazmadım.sadece sosyal fobinin her kişide etkilerinin çok farklı olabileceğini anlatmak istedim.şimdi geçmişi unutsam da bunu yapmak çok zor.yarın benim için hep umut doludur.ama sosyal fobik olan birini toplumun bu hale getirdiği de yadsınamaz bir gerçektir.topluma karşı güvensizlik sadece kendine olan güvensizlikle alakalı bir durum değildir.çok ciddi incitilmiş ve derinden yaralanmıştır sosyal fobi çeken insanlar.aslında tedavi edilmesi gerekenler yüzeysel,duygusuz,kendinden başkasını düşünmeyen,toplum içinde sahip olmadığı şeref haysiyet empati gibi eksiklerine rağmen, insana benzeme numarası yapan dejenere olmuş insan müsvetteleridir.bu dünyanın adaleti yok ama yine de yaşamak zorundayız ve bu adaletsizliğe katlanmak zorundayız.eğer bir yaradan varsa ki ben inanıyorum hepimize yardım etsin arkadaşlar….

    • dilek dedi ki:

      isteyip de GERÇEKTEN yaşayamamak çoçukken hatta bebekken küçücük yüreğinde bu yükü taşımak kendini ne kadar güzel olursan ol iyi olursan ol bunun içsel bir şey oldugunu anlatamamak… ozellikle anne babalar tarafından durumumuz ççok kolaymış da kolaya kaçıyormusuz gıbı yorumlar almak hele hele eleştirilmek senı dunyaya getıren ınsanların sana bunu yapması senı çok sevdıklerını bıldıgin halde senı aşagılaması dunyadakı ınsanları da oyle tanımana neden oldu cunku sen dunyayı sadece iki kısıden ogrendın anne baba senı bu dunyada en cok sevenler sana bunu yaptıysa dısardakı ınsanlar kımbılır ne yapar nasıl eleştirir nasıl azarlar nasıl dalga gecer dımı? tekrardan doğmamız mümkün olmadığına gore hayatta bir birey oldugunu kabullenmeli ve kımseden sevgı beklememelısın, sevgıyı kendı ıcınde sadece kendıne vermelısın merak etme bu bencıllık dııl zaten bızım en bencıl halımız bıle dısardaki insanlara ibrettir…

  16. fatih dedi ki:

    Her şeyden önce biz insanız bizi insan yapan sosyalliğimiz,konuşabilirliğimizdir.bu yüzden konuşmaktan korkmamak gerekir.bir de hiç kaygı duymama isteği de kaygı nedenidir.sosyal ortamlarda örneğin bi konuşma yapmaya başlarken ilk başta bayılacakmış gibi olabilir ama konuşmya başladığımızda gitikçe azalır.derin nefes egsersizleri çok yardımcıder. derin ve yavaş nefes almak bu durumda iyidir.

  17. efe dedi ki:

    bende bi sf’liyim….toplumda konuşamıyorum, konuşurken sesim titriyor, rahat nefes alamıyorum…birden hepsini söylemek istiyorum, en sonunda da nefesim yetmediği için çok acayıp bi şekilde yutkunmaya mecbur kalıyorum!bu durum beni çok ekliliyor, bazen kendimden nefret ettiğim anlar bile oluyor!bu yazı çok faydalı ama praktiğe geçirmek lazım onu. Allah hepimizin yardımcısı olsun!

  18. gül dedi ki:

    arkadaşlar ben üniversite 2.sınıf öğrencisiym.bendeki bu şeyin sf oldunu yeni öğrendim.öğrendikten sonra kendimi çok daha kötü hissettim.eskiden normalde yapabildiğim şeyleri yapamas oldum,sıfr sf mi öğrendiğim için.ben sf li biriyle görüşmek istiyorum.görüşmek isteyenlere duyurulur :):(

  19. sosyal fobili dedi ki:

    yazı çok güzel olmuş.bende bir sosyal fobiliyim ve 11 yaşındayım.sosyal fobi insanın yaşamını altüst ediyor.okul yaşamımı etkilediği bile oluyor.ama bu yazıdan sonra belki sosyal fobiyi yenebilirim belki geçer diye umdum.yazı çok etkili oldu teşekkürler.

  20. quaresma dedi ki:

    mrba gül bende sfliyiim yorumları okurken benimde aklımdan sfli biriyle görüşmek gecmişti, senin yorumu okuyunca bunu yazma gereği duydum.konuşmak istersen veya isteyenler varsa msn adresim
    mavi–beyaz@hotmail.com

    – kaybetmekten korkanlar kazanamazlar,
    -hayatta korkulacak tek şey korkmaktan KORKMAKTIR,

  21. İsseha dedi ki:

    Yazıyı okudum.. Gerçekten güzel hazırlanmış bir yazı.. Sosyal fobinin ne olduğunu ve nasıl çözüleceğini anlatmış.. Faydalı.. Yararlanılabilir. Bu yazı uygulamaya geçildiği zaman etkili olabilir.. Bende sfliyim. Lise yıllarında başladı.. şu anda üniv.3 sınıf öğrencisiyim. Lise yıllarındayken sınıf içerisinde konuşamazdım. Söz aldığım sene boyunca çok nadirdir. Şöyle düşünürdüm: “Acaba ben konuştuğum zaman yanlış mı yapacağım? ya da söz aldığım zaman diğer insanalara gösteriş yapıyormuşum gibi mi olacak? yani onlar öyle mi hissedecek” sosyal fobi de benim anladığım en önemli korku “başkaları ne der korkusu” Ben sf’yi baya baya bi atlattım. Atlatmam da da en önemli şeyler:
    1.Sosyal ortamlara çok girmeye çalışmak. (Mümkünse bir sivil toplum kuruluşunda gönüllü olarak çalışabilirsiniz. Ben öyle yaptım etkili oldu)
    2.Kendinize mutlaka ama mutlaka olumlu telkinler yapın.. Ben öyle yapıyorum. Etkili oluyor.
    3.Her zaman daha iyi olacağınızı, herşeyin daha iyi olacağını düşünün. Toplum içerisinde konuştuğunuzda başarılı olduğunuzda “işte bu!” demenin keyfini çıkartın. Bu etkili oluyor ve diğer zamanlarada topluluk içerisinde konuşacağınız durumlara da yansıyor. Ben başardım yine başarırırım.

    Daha belki çok uzatabilirim listeyi ama fazla söz kalabalığı yapmaya gerek yok. İş kendimizde bitiyor. Zaman zaman bende istemediğim durumlarla karşılaşabiliyorum.. Yüzüm kızarıyor.. Sıkılıyorum.. Ama sorunların üstüne giderek bu sosyal fobik durumu yeneceğiz inşallah..

    Baya yazdım::) Son bir sözle son noktayı koyalım:
    -Hayatın zorluklarına teslim olanlar, her zorluk karşısında pes etmeyi yaşamak zannederler. Oysa gerçekten yaşamak, her türlü olumsuz şarta direnmek, olumsuzluğu olumluya çevirene kadar şartları zorlamak ve daima umut içinde çabalamaktır. Gerçekten yaşamak, duanın yanı sıra elden gelen herşeyi yaptıktan sonra ALLLAH’a tevekkül etmektir.
    Allah yardımcımız olsun.

  22. ERKAN dedi ki:

    BENDE SF. İNSANLARDAN BAKIŞLARINLARINDANÇOK ETKİLENİYORUM. SANKİ DÜŞÜNCELERİMİ OKUYOLARMIŞ GİBİ GELİYOR VE BU BENDE BÜYÜK BİR GERGİNLİK VE SIKINTI YARATIYOR.NASIL YAPMAYIMKİ BUNDAN KURTULAYIM.İNSAN İÇİNE ÇIKAMIYORUM.İNSANLARDAN KAÇMAK İSTİYORUM.İLAÇ KULLANDIGIMDA BİRAZ RAHATLIYORUM AMAM YİNEDE İNSAN İÇİNDE RAHAT YEMEK ,KONUŞMAK ,HAREKET ETMEK TE ZORLANIYORUM.TOPLUM İÇİNE GİRDİGİMDE HERKES BANA BAKIYOT VE HER HAREKETİİ İZLİYORMUŞ GİBİ GELİYOR.İNSAN İÇİNE ÇIKTIGIMDA DEVAMLI ÖNÜME BAKIYORUM.İÇİMİ BİR KORKU KAPLIYOR BİR TÜRLÜ ONU YENİP İNSANLARA BAKAMIYORUM VE O ORTAMDAN KAÇMAK İSTİYORUM.33 YAŞINDAYIM İNANCIM OLMASA BAZEN İNTHARI BİLE DÜŞÜNÜYORUM.ACABA ŞEYTANIN VESVESESİMİ .BU KORKU BENİM HAYAT ENEJİMİ YOK EDİYOR.BU KORKUYU NASIL YENMELİYİM BANA YARDIMCI OLABİLİRMİSİNİZ.AYNI DERTTEN MÜZTARİPLER BENİ ARASIN.

  23. caf-cuf dedi ki:

    bende sfliym.17 yasımdayım ve nasıl kurtulacagım suan bilmiyorum.ilaç falan kullanmak istiyorum.nlp mp3 leri varmıs alıcam bence bu işte onemlı olan telkindir.ama ilaçla daha iyi olur die dusunuyrum.bu sorunu artık cozmem lazım.( yardımlasma için cahid_1992@hotmail.com)

  24. İsseha dedi ki:

    Sf olan arkadaşlarla isterlerse görüşebiliriz…

    zivzy@hotmail.com

  25. aciz dedi ki:

    meraba arkadaşlar bende sf liyim galiba işlerim hep tersine gidiyo. annemde cok cekıngen. bazen kardeşlerinden bıle cekindigini düşünüyom .sanırım bende ona cekmışim .cekıngen oldugu için onu hep ezmışler bende bundan fazlaca nasıbımı aldım. ilkokul oretmenımde sagolsun bana sf li olayım dıe cok yardım ettı .20 yasımdayım ve artık bu durum benı cok üzüyo. keşke yaşamasam. her katıldıgım ortamdan buruk ayrılıyom cunku konuşamıyom konuşsam bıle kısık sesle ben bıle duyamıyom bazen .tabı dogal olarak yanlız kalıyom doktorada gıttım. faydası olmadı en yakın dedııgım arkadaslarım bıle bı zaman sonra daha dogrusu bırını bulunca benı ekip gidiyo kendımı yanlız sanıyodum ama bu sıtelere gırınce boyle olmadıgını anladım sorunu cozmek ve kurtulmak ıstıyorum

  26. cht dedi ki:

    ben 33 yaşında bir sf liyim.Bu teşhisi daha geçen sene kendi kendime koydum.Aaa benim gibi olanlar varmış :)yazı çok güzel ..bir an önce kendim için bişeyler yapmam lazım.Şu an çalışmıyorum.Bu illet en son işimden olmama neden oldu.Çok tezat da bi işim var bu arada PAZARLAMACI.Aynı demirden korkanın trene binmesi gibi..polen yiyin diyorlar.deniycem.psikoloğa da gidecem..Kendim için bişeyler yapmam lazım..biranönce.. hemen..şimdi..

  27. fatih dedi ki:

    Arkadaslar bende yaklasık 12-13 senedir sfliyim ve önceleri kabul etmem zamanımı almıştı herşeyden önce sorunumuza ne kadar sahip cıktıgımızla ilgili soruna bulabilecegimiz cevabın hızı. Profesyonel destek aldım bi süre ilaç kullandım ve sonradan kendimi iyi hissederek kendiliğimden bıraktım acıkcası biraz iyi hissettigim için böyle yasamaya alıstım ama sosyal fobi kontrol etmesi gerçekten güç bi ansiteye bozukluk şuan 29 yasındayım bunu daha önce sf yle ilgili makalelerdede okumustum yaş ilerledikçe şiddeti azalıyor diye ben sanırım bunu zamanla bi nebze olsada aştım ama sf den kurtulmak isteyen arkadaslara tavsiyem kesinlikle sf i ciddiye almaları ve kişisel gelişim kitaplarıyla yetinmeyip profesyonel destek almaları.saygılar..sevgiler..

  28. fatma dedi ki:

    bende sfliyim insanlardan çekinmek bi yana konuşamıyorum bile soru soruyolar onu bile cevaplıyamıyorum buraya yazarken bile ellerim titriyo napçam bilmiyorum

  29. erkam dedi ki:

    bu hastalık bana nasıl bulastı bılmıyorum ama kanser gıbı butun vucuduma yayıldıgını hıssedıyorum. yavas yavas kullanım alanlarımı kısıtlıyo, benı ıcıme kapanmam ıcın zorluyo. ama nezaman bolbol kıtap okusam rahatlıyorum evde yalnız kaldıgım zaman bagıra bagıra kıtap okuyorum. o zaman toplum ıcındekı sıkıntım bıraz olsun gecıyo. sasırdıgım nokta su, ben yeterı kadar sosyal bı kisiyim yanı ogle hıssedıyorum kendımı buna ragmen nasıl sosyal fobıyım anlamıyorum. aranızda psıkolog tan terapı goren varsa bana bıraz anlatsın .belkı bende gıderım

  30. Sonradan dedi ki:

    Arkadaşlar burda en azından birbirimizi anlamak güzel bişe dışarda anlatmak yada anlamaları zor ama burda rahatça sorunlarımızı konuşuyoruz.Şu an 20 yaşındayım üniversite 1.snfa geçtim ve artık kabulleniyorum bu problemi bende sizlerden biriyimm.Lisede ve öncesinde pek bu durum yoktu taki üniversiteyi kazanmak için bir yıl boyunca kendimi eve kapatıncaya kadar,dışarı çıktığımda veya bi kalabalıkta,alışveriş yaparken normalin dışında terlemeye başlıyorum her yerim su içinde kalıyor sanki üstüme yağmur yağmış gibi,bi an önce kendimi eve atmak istiyorum bu huyumdan artık bıktım ..Bi an önce tedavi görmek istiyorum ama ne kadar fayda eder açıkçası bilmiyorum..

  31. dilsiz papağan dedi ki:

    ben de bu lanet olası çekingenlikten muzdaripim.o kadar ki insanlarla konuşurken kendimi çok kasıyorum midem yanıyor.29 yaşımdayım önceden de vardı ama evlenince arttı.eşim o kadar konuşkan ki nerdeyse uykusunda bile konuşuyor çok zıttız yani ve sürekli beni eleştiriyor.hayatta ne başardın ki sen diyor benim kariyerim ondan iyi olmasına rağmen.boş ve çok konuşan insanlar geçiyor bu dünyada benden tek üstünlükleri bu rahat konuşabilmeleri.zincirlerimi kırmam lazım artık zekiyim akıllıyım dediklerine göre güzelim ama konuşma yeteneği olmadıktan sonra neye yarar dilsiz papağan gibi

  32. azize dedi ki:

    bende sfliyim ama gayet sosyal biriyim aslında sadece tek sorunum yüzümün kızarması eger yüxüm kızarmasa herşeyi yapıcam ama ben asıl insanlardan deil yüzümün kızarmasından ve insanalrın noldu nie kızardın demesinden korkuyorum ama yinede insanalr beni çok açık ve konuskan biri olarak .1 sene ilaç kullandım ama ilacı bırakınca daha kötü oldum bilmiyorum nolcak herkese sevgiler…

  33. ela dedi ki:

    Arkadaslar bende aşırı derecede sosyal fobi var başlarda bilmiyodum basit bi çekingenlik sanıyodum taaki bigün gazetede sosyal fobi diye bi yazi okuyana dek bütün belirtilerin hepsi bendede vardi evet dedim ben sosyal fobiğim sonra bi şekilde ailemi ikna edip doktora gittim ilaç tedavisine başladim aurorix ve dideral kulandim ama yarıda bıraktığım icin çok fazla faydasını görmedim eskiye nazaran daha iyi sayılırım çünkü eskiden okul dışında evden çıkamiyodum şimdi markete falan gidiyom tabi zorlanarak bu arada yaşım 20 ve evlilik ten korkuyorum evlilik sözünü duyunca sinir oluyom acaba ondan mi ?hayatım hep kaygı içinde geçiyo en basit şeye bile kaygılanmaktan endişe duymaktan bıktım ya evim dışında bi yere çıkınca çok tuhaf oluyom elimi kolumu nereye koyucami şaşırıyom saf ve aptal gibi oluyom yanliş bi şey demiyim pot kırmiyim diye uğraşırken daha da sacmalıyom bütün bu sacma seyleri ben mi yapiyom diyom bazen nekadar sacma olsada sosyal ortamda kendimi kaybediyom ilkokuldan beri var bende bu ve artık bıktım içimden geldiği gibi yaşamak özgür olmak istiyom hep başkalarıyla iyi olmak için kendimi hiçe sayıyom istemediğim bisey olsa bile susuyom niye ya çok yalnizim kimseye anlatamiyom derdimi sosyal fobili bi arkadasim olmasini istiyom dertleşiriz hem yardim edin…..

  34. emrah dedi ki:

    arkadaşlar hepinize hayırlı günler diliyorum ben de galiba sf liyim ya bu topluluk içinde eller neden titrer ki bu titreme için bi şeyler söyleyebilecek olan var mı şimdiden sağolun…….

  35. emrah dedi ki:

    doktorun söyledigi üzerine git ,ilaçta aldım bişeye yaramadı hiç bi şey işe yaramıyo ama bunun bi çaresi olmalı bulmamız lazım arkadaşlar hep birlikte…

  36. Anonim dedi ki:

    Ben de kalabalık bi yolda yururken cok rahatsız oluorm telefonuma bakarmıs gbi yapıorm rahatlıorm =(

  37. erkan dedi ki:

    arkadaşlar yazılanları okuyunca inanın rahatlıyorum.En azından yalnız olmadığımı benimle aynı sıkıntıları yaşayan pek çok insan olduğunu farkediyorum.
    benim şu ana dek (yaklaşık 6 yıldır) çabalarım neticesinde edindiğim tecrübe şudur ki ; bu hastalık kansere çok benziyor ve ilacıda yok.en büyük ilaç moral ve zaman.zaman içerisinde insan birşeyleri kabulleniyor ve bazı olayları yaşadıkça da olgunlaşıyor. Dediğim gibi çözümü yok bence ve bununla yaşamaya alışmalıyız pop yıldızı veya stendupçı olacak değiliz durumumuza uygun mütevazı bi meslek seçip zamanla etkilerini yitirmesini bekleyeceğiz.
    -bol bol kişisel gelişim veya psikolojik,dini içerikli kitaplar okumalıyız.hatta okuma alışkanlığı kazanmak için işe dünya klasikleriyle başlamak daha iyi olabilir.

  38. kemallll dedi ki:

    merhaba arkadaşlar…Görüyorumki küçük yaştaki arkadaşlarımızdada bu sorun var…Ben de yaklaşık 10 yıldır sf liyim…Ancak çok değişik bi halde bazen normal insanlar gibi sosyalim bazen de antisosyal.Bir bakmışsınız neşeliyim herkesle konuşurum eğlenirim hiçbirşeyden çekinmem,delilikler bile yaparım,bir bakmışsınızki tam tersi içine kapanık,evden çıkmayan,kimseyle konuşmayan…Benden hoşlandığını düşündüğüm ve benimde hoşlandığım insanlarla bile konuşamıyorum bazen.25 yaşındayım üniversite öğrencisiyim.Bu sorunu 3-4 yıl önce kafamda düşünmeye başladım ve araştırdım.Sosyal fobim olduğunu internetten araştırdığımda öğrendim.Bununla baş edebileceğimi düşündüm büyük ölçüdede aştım yanlız bazen yine umutsuzluğa kapılıyorum.Mesela kendimden üstün gördüğüm insanlarla konuştuğumda sohbet edecek birşey bulamıyorumi,ellerim titriyor,vs vs.İlacın kesin çözüm olmadığını düşünüyorum terapi ve öncelikle sorunu kabullenip aşmaya çalışmakla çözülür…
    Bu yazıyı açıp okuyorum sf tuttumuydu rahatlıyorum biraz:) herkese sevgiler ve saygılar

  39. ahmet dedi ki:

    slm arkadaşlar bende sizinle aynı kaderi paylaşıyorum ya bu nassı bi illettir bunun bi çözümü olmalı..

  40. ankakuşu dedi ki:

    dostlar kardeşler Dostoyevski der ki ‘Yeniden başlayabilseydim hayata saniyelerin nabzını tutardım’ ben de böyle inandım şuan 23 yaşındayım ilkokulda sosyalfobiktim ve uzunca bi süre de öyle kaldım, bi maskem vardı benim;’ben gerektiğinde konuşan ,oyun oynamayı aptallık olarak gören biriydim’ sonra bi gün ağlaya ağlaya yürüdüm yollarda ağlaya ağlaya söz verdim kendime ve dedim ki :dostum sonsuz kere saçmalayabilirsin sonsuz kere ,kimseye verecek hesabın yok senin.Sen özgürüsün hayatın, dokunanı, koklayanısın. Dostlar şuan evire çevire oynuyorum hayatla Deli gibi hayran oluyorum gördüklerime yaşadıklarıma. Dilerim aşk içinde keyifle oynarsınız hayatta.Kalenize sığının kalbinize sığının sonrasındaki hazzı sfsi olmayan kimse tadamaz inanın bana. Hepimiz için herşeyin muhteşem olmasını canıgönülden istiyorum.İSTEDİĞİMİZ KADAR SAÇMALAYABİLİRİZ, BİZ ÖZGÜRÜYÜZ YAŞAMIN, DOKUNANI, KOKLAYANIYIZ!

  41. TEK ÇÖZÜMÜ VAR dedi ki:

    selam size güzel insanlar.. bende böyle idim aynı sizin gibi utangaç, çekingen, kimseyle konuşmayan,fazla arkadaşı olmayan… hatta arkadaş ortamında çok iyi bildiğim bir fıkrayı bile anlatamazdım.. hemen yüzüm kızarır ve bildiğimi unutuverirdim:)) yukarda arkadaşın birisi demiş ki,: ben kalabalık ortamlarda dolaşırken utancımdan telefonumla uğraşırım: fatma arkadaşımda demişki; buraya yazarken bile ellerim titriyor… bakın arkadaşlar sizin derdinizin dermanını açıklıyorum herkes beni iyi dinlesin……. mesela arkadaş ortamında rahat konuşamıyormusunuz?? tek çaresi var , hemen yakın arkadaşlarınıza telefon açın ve bir buluşma ayarlayın, onlarda sizin tanımadığınız diğer arkadaşlarını getirsinler.bir yerde oturun ve sohbeti ilk siz başlatın…ne istiyorsanız yada hangi sohbet sizi utandırıyorsa ondan konuşun.. yüzünüz kızaracak, çok utanacaksınız ama sakın susmayın ve konuşmaya devam edin…. eyer çok aşırı utandıysanız ve bildiğinizi unuttuysanız bir yudum su yada ne varsa önünüzde ondan alın….kaldığınız yerden devam edin sizin söyledikleriniz bitmeden kimseye söz hakkı vermeyin..biri lafa girerse hiç susmadan konuşmaya devam ederek o kişiye parmağınızla sus işareti yapın… ertesi gün başka arkadaşlarınızı ve onların arkadaşlarını buluşmaya davet edin… ve aynı şekilde hep siz konuşun… BAKIN ARKADAŞLAR BU YAZDIKLARIM ZOR GİBİ GÖRÜNÜYOR AMA ZOR DEĞİL… EYER SF DEN KURTULMAK İSTİYORSANIZ TEK YAPMANIZ GEREKEN İNSANLARLA RAHAT KONUŞABİLMEK …BU DA SADECE 2 GÜNÜNÜZÜ ALACAK… BAKIN ONDAN SONRA SİZDEN RAHATI VE SİZDEN KONUŞKANI VARMI:)) AMMAAAAAA SAKIN BOŞ KOUŞMAYIN NE KADAR İYİLEŞİRSENİZ İYİLEŞİN HEP SOSYAL FOBİ VARMIŞ GİBİ DAVRANIN.. SADECE GEREKLİ OLDUĞU YERLERDE KONUŞUN… BOŞ KONUŞANI KİMSE SEVMEZ…. İŞTE ÇÖZÜMÜ BUDUR.. BEN KENDİMDEN BİLİYORUM:))) KOLAY GELSİN…….

  42. funda dedi ki:

    aslında hiç görmediğim tanımadığım insanlarla duygularımı paylaşmak bana göre değil ama bütün sorunları yaşayanın sadece ben olmadığımı görünce daha bi cesaretlendim kendini seni gibi olanlara anlatmak daha kolay paylaşmak daha güzelmiş cesaretlendirici yazılar insana umut veriyor ben neredeyse orta okuldan beri sosyal fobiliyim şimdi üniversitedeyim kendim bazı şeyleri aşmayı başardım zaten orta okulda bi dönem terapi görmüştüm hala atmam gereken çok adım var biliyorum umarım herkes olduğu yada olmak istediği insan olmayı başarır hayatı gerçek kendiyle yaşar hoşçakalın

  43. RIDVAN dedi ki:

    arkadaşlar ben sf olduğumu iki yıl önce öğrendim.ondan önce bu hastalığın dünyada sadece kendimde olduğunu zannediyordum.tabi öğrendiğim andan beri mücadeleye başladım ve baya bi ilerleme kaydettim.böyle yazıları okuyup bu mücadelemde yeni adımlar atıyorum sakın savaşı bırakmayın

  44. isimsiz dedi ki:

    slm arkadaşlar.aslında ne yazacağımı bilmeden yazıyorum şuan.belki sileceğim bile bu yazdıklarımı.tüm yorumları okudum.kah umutlandım evet yanlız değilim ve kurtulabilirim, kah umutsuzluğa büründüm yok bundan kurtuluş,yok bunun çaresi diye..kendimi tanımlamak istiyorum.gayet sosyal,kendi haklarını savunan,iletişim kurabilen ve sürdürebilen,sohbet başlatabilen biriyim.tek sorunum topluluk önünde konuşamamam.bu durumda bütün belirtiler ortaya çıkıyor.ve inanın kendimden nefret ediyorum.sanki bu hayat rahat konuşabilen insanlar için varolmuş ve beinm gibilerde figüran.arkadaşlar size bir hatırlatma yapayım.sf li ünlü birisi var.binnur kaya.yapdığı işle hiç de bağdaşmayan bir problemi var.aşırı sosyal fobik.yani bunun telkinle ilaçla şunla bunla geçeceğine inanmıyorum.tek suçlu var.oda yetiştirildiğimiz kültür.türk kültürü.ezik yetiştiriliyoruz.aman sus aman gittiğin yerde çay içme,su içme,ortalığı karıştırma.bizim yerimize hep büyüklerimiz konuştu,hep onlar karar verdi.komşunun kızı şöyle komşunun oğlu böyle iyi.sen nasıl böylesin dediler ve sonuç ortada..sf li insanlar.

  45. xxx dedi ki:

    ya ben bu şeyleri okuyorm tmm gerçekten çok güzel yazılmış ama yarın dersane var ben hala o ortama girmeye korkuyorum =(( ancak son derslerde düzeliyorum ‘sonunda eve gitcm diyorum’ =(( yardım lütfen

  46. gökçe dedi ki:

    ben sfli olduğumu tam olarak bilmiyorum.sınıfta bir şiir okurken bir yazı okurken ezberimdeki şeyi okurken sesim çok titriyor ağlayacak gibi oluyorum yüzüm kıpkırmızı oluyor başım dönüyor elim de titriyor daha 8.sınıf öğrenciisiyiim… arkadaşlarımın güleceğini yada hata yapacağını düşünüyorum… ne yapabilirim acil çünkü yarına ezberimdeki şeyi okuyacağım lütfen bugün hatta şimdi yorum yazın…
    ŞİMDİ YORUM YAZIN…

  47. selocan dedi ki:

    bende sf lise yıllarından beri var.şu an 34 yaşındayım ama artık hep beraber yenmemiz gerek

  48. Hoyrat dedi ki:

    öncelikle herkese umut dolu günler diliyorum.ben de SF liyim.hem de tam 9 senedir.yani 10 yaşımdan beri SF liymişim de ben bunun farkına daha geçen sene vardım.beni o kadar büyük bir yalnızlığa itti ki bir gün hava yağmurluyken kaldığım yurttan koşarak sokağa çıktım ve başladım ağlamaya bilmediğim sokaklara gireken.kafayı yamek üzereydim hüngür hüngür bağıra bağıra ağladım.sustuktan sonra ise düşündüm sorun nerde diye.sorun benim yetişme tarzımda.peki bu saatten sonra kim benim çocukluğumu değiştirbilir ki.o yüzden ben de yaşadıklarımı birer tecrübe sayarak ve bu illeti yeneceğime inanarak üniversitenin gençlik sorunlarını araştırma merkezi bölümüne gittim 7 ay.hem hocamın yardımı hem de kendi azmimle önemli ölçüde azalttım.ancak şunu anladım ki bunu tamamen hayatımdan çıkarabilmem mümkün değil.bu durumda ümitsizliğe kapılmamak lazım.hala gün içinde sık sık yaşıyorum ama bu saçma duyguları hissettiğim zamanlarda sadece 10 saniye ayırıyorum kendime ve bunları çürütebiliyorum.kısacası ben bile başarabilmişken bunu inanan,kendine güvenen her SFli atlatabilir

  49. mutsuz dedi ki:

    merhaba arkadaşlar
    ben 33 yaşında bir sf liyim.sf li olduğumu 6 yıl önce farkettim ve sürekli bununla mücadele ediyorum.zaman zaman tamam başardım,yendim diyorum ama malesef üzüldüğüm ve sıkıldığım anlarda yeniden karşıma çıkıyor.sf yüzünden iş hayatımda başarılarımdan ,özel hayatımda bir sürü güzel insandan kendimi mahrum ettim,hep sf i kendim yenebilirim diye düşündüm.bu arada yaklaşık 3 yıldır ***** kullanıyorum, *****ın kaygılarımı azaltmakta çok faydasını gördüm ancak titremelerim halen geçmiş değil,heyecan ve korku duymasamda sıkıldığım zaman titremeler başlıyor,bu da benim gururumu son derece incitiyor,mutsuzlaştırıyor ve yalnızlığa itiyor.sf i yenmek için yukarıda ki yorumların hepsini yaptım,ancak hayatımın belli aşamalarında malesef yeniden ortaya çıktığını gördüm.son olarak polen ve psikoretapi deneyeceğim,başaracağıma inanıyorum.ve yalnız olmadığımı bilmek bana biraz daha güç veriyor,herkese sağlıklı günler diliyorum.

  50. doğuş dedi ki:

    slm arkadaşlar ben de sf liyim ve bu durumla yaklaşık 17 senedir yaşamaya çalışıyorum ama artık yeniden doğma zamanı geldi benim için. sizin içinde öyle olmalı gelin yeniden doğalım mücadele edelim ve pes etmeyelim.biliyorum çok zor kolay değil hatta demesi kolay nasıl olacak dediğinizi duyar gibiyim .benim önerim bir uzman yardımı almalıyız yönünde.benim yeniden doğuş yönünde attığım ilk adım utnarak da kızararak da olsa sevdiğim kıza yaklaşık on kız arkadaşının önünde ona aşık olduğumu söylemek oldu.ewt zor oldu hemde çok zor ama kız etkilendi:))deydi yani .sanırım şimdi bir uzmandan yardım alıcam geçte olsa .hep kendim savaştım şimdi bir uzman desteği almalıyım diye düşünüyorum .ewt birbirimize destek olalaım bildiklerimizi paylaşalım .sağlıcakla kalın:))

  51. Dilek dedi ki:

    Kendinizi mükemmel olmaya zorlamayın.Bir arkadaş “ben dünyanın en mükemmel konuşmacısıyım” gibi bi motive tavsiye etmiş.Bu hastalığın nedeni bu zaten.Mükemmel olmaya çalışmaktan kaynaklanıyor.öncelikle mükemmel olamıcağımızı ve kimsenin de olmadığını kabul etmeliyiz.Sadece dizginledigimiz
    asıl “ben” i ortaya çıkarmaya çalışmalı,buna adım adım ilerlemeliyiz.Kendimize minik ödevler vermeliyiz.birisiyle selamlaşmaktan çekiniyorsak ilk gün ona selam verip daha sonra bu kişilerin sayılarını yavaş yavaş çoğaltmak gibi. Bunu hepimiz yapabiliriz.Sadece inanmak ve olumlu düşünmek gerekiyor

  52. elif dedi ki:

    slm arkadaşlar , bugün bende bir sf li oldugumu farkettım.
    bende toplum önünde konuşmakdan ve direk bakışların bana çevrilmesinden çekinirdim ama dün durumun düşündüğümden daha ciddi oldugunu farkettım. üniversite ogrencısıyım ve bolumum nedenıyle sık sık sunum yapmak ve derse katılmak durumundayım. her sunumumdan once gercekden cok heyecanlanırdım ve sonuc olarak cokda ıyı bır sunum yapamazdım ama dun sınıfda spontane bırsekılde sunum yapmamız ıstendı ve daha sunuma baslamadan benım bırden ellerım tıtremeye ,sıcaklar basmaya , yüzüm kırmaya basladı. hiç böyle olmamıstım. her ne kadar sıra bana gelene kadar ıcımden sakın ol, korkulacak bırsey yok desemde faydası olmadı. bu yasadıgım bır saat boyunca surdu takı sunumu bıterene kadar. sunuma basladıgımda sesım tıtremye basladı ve soyleyecegım herseyı unuttum. kendımı gercekden cok kotu hıssettım. sunumu yaptıgım sıra herkes karsısında ne kadar utanc duruma dustugumu dusunmustum ama ders arası verdıkden sonra cok da samımı olmadıgım bu ınsanlarla bıraya gelıp muhabbet etmeye baslayınca hıc de oyle olmadıgını farkettım.
    ılac belkı etkılı olabılır bunun ıcın ama bence dıger arkadaslarında belırttıgı gıbı once kendıne ve basaracagına ınanmak ve olumlu dusunmekle bunun ustesınden gelebılırız. Ayrıca uzman destegı almakda faydalı olabılır. yarın ılk ısım bır psikolog bulmak olacak.
    umarım hepımız bu hastalıgı yener ve hayatdan daha fazla zevk almaya baslarız.

  53. serdar dedi ki:

    bencede güzel bir yazı olmuş .insana umut aşılıyor .ve yapamadığımız bize engel olarak görünen hatalı davraşları düzeltme imkanı veriyor .artık kaçacak bir yer kalmığını gösteriyor.sorunlarla yüzleşme zamanıdır …….

  54. melek dedi ki:

    bende de tam bir senedir sf var. ilaç kullanıyordum buraktım çünkü doktora gitmeye korkuyorum doktor karşısında konuşamıyorum. bunu kendi kendime nasıl yenebilirim bilmiyorum çok çaresizim. bana bir çözüm yolu gösterin ama doktora gitmek istemiyorummmmmmm

  55. efsane dedi ki:

    arkadaşlar ilaçla alkolle bu çözülmez yukardada yazdığı gibi kurtulacağınıza inanıyorsanız inancınız azminiz varsa bu illetten kurtulursunuz bende sf 2 sene kadar sürdü bir gün bir arkadaşım bana bi laf söyledi eskiden sen böyle değildin noldu sana toplumdan uazaklaşıyosun gezmeye çıkıyoruz gelmiyosun bu sorun başlayınca benden çekinenler benden çekinmemeye başladı bende çok büyük biyemin ettim ulan eskisi gibi olacağım dedim önce zorda olsa kalabalık ortamlara girdim sohpetlere katıldım sonra kendi kendime senin halinde nevar eskiden bu tür ortamlara girerken heycanlanmıyorsunda şimdi niye heycanlanıyorsun diye sordum bunları yaparken 2_3 ay zorlandım sonra ortama girdikçe eskiden nasıl yapıyorsam onu uyguladım şimdi allaha şükür hiç bi sorunum yok tersine sosyal aktivitem çok diyiceğim hiç kafanıza takmayın siz kendinize değer verin aklınıza kötü bişey geldiğinde hdi lan ordan deyin kendinizi başkalarından aşağı görmeyin sallayın gitsin ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN KARDEŞLERİM

  56. özge dedi ki:

    bende katılıyorum ilaçla daha doğrusu sadece ilaçla olmaz.bunu hiç yılmadan bıkmadan usanmadan üzerine giderek neyden daha çok korkuyorsak onun üzerine giderek o anı yaşamalıyız.böylece o korktuğumuz ortamlarda bir deneyim kazanmış oluruz.hatalar yapsak bile bu lanet olası şeyi yenme inancımız bizi ayakta tutmaya yetecektir.ben de 3ay önce öğrendim.SFli olduğumu ozamandan beri savaşıyorum.geçen seneden beri çok sıkıntılıydım.depresyona girdim.çünkü bu yaşadığım şeye anlam veremiyordum.doktora gittim zorla.1aydan sonra gidemedim çünkü çok çekiniyordum ne anlatıcam.nası bir sfli olduğumu açıklıycam bilemiyordum.sonra korktum gitmedim bu benim için bir deneyim oldu.sonra yine düşünüp gitmem gerektiğine karar verdim 3 aydır çok zorlanarak gidiyorum ama eskisinden çok daha rahatım bunu yeneceğinize inanın arkadaşlar.yenebilirsiniz eger çok isterseniz.başarabilirsiniz.güç sizin içinizde.hiç yılmadan nolur yalvarıyorum size.kaçmayın her ne olursa olsun üzerine gidin çok daha iyi olduğunuzu görecek ve daha iyi olmaya çalışacaksınız emin olun.kahrolası illeti yenebiliriz.hepinizin allah yardımcısı olsun

  57. Rıdvan dedi ki:

    arkadaşlar bende 3 sene önce sf li olduğumu öğrendim.o günden beri sürekli kişisel gelişim kitapları okuyorum ve internette her gün yeni şeyler bulmaya çalışıyorum.sf li olduğumu öğrenince ilaç tedavisine başladım ancak pek fayda etmedi.en son 1 yıl önce kullandım ve artık kullanmıyorum.bu 3 yıl içinde öğrendiklerimden en azından kendi adıma şu sonuca vardım.insanın kendini sevmesi lazım ve kendine değer vermesi lazım.her şey burda başlıyor.mesela beni annem babam pek sevmediler yani illaki seviyorlar ama sevdiklerini göstermediler hemde hiç bir zaman.ve benim düşüncelerime pek önem vermediler.yapabileceğim ve kendi başıma başarabileceğim işler de bile bana hep karıştılar.yani yapabilme yeteneğimi,düşüncelerimi elimden aldılar.yani bırakın sevmeyi bir de bunları yaptılar.şahsen ben kendimi yıllardan beri heep değersiz ve ezik olarak hissettim.aslında sf benim problemlerinden yalnızca bitanesi.daha adını koyamadığım o kadar çok sorun var ki hayatımda.ama ben her şeyin farkındayım artık ama önce kendimi sevmem ve kendime değer vermem gerekiyor.eğer ki insan kendi kabul ederse ve severse inanın gerisi çok kolay.eğer insan evet ben varım,kendimi seviyorum diyebiliyorsa başkalarının ne düşündüğü hiç umrunuzda olmasın.niye olsunki .ben kendimi tanıyorsam biliyorsam,kendimi böyle olduğum için,böyle düşndüğüm için seviyorsam eğer banane diğerlerinin benim hakkındaki düşüncelerinden.ben benim kardeşim sen değilim.size hiç kimse zarar veremez.eğer sizde benim gibi hissediyorsanız bunun çarelerini bulmaya çalışın derim.kendinizi tanıyın.kendinize herkes kadar hak verin.çünkü bizde herkes kadar değerliyiz.inşallah bizde mutluluk ve özgürlüğün olduğu o yere varacağız….okuduğunuz için teşekkürler…inşallah faydalı bir paylaşım olmuştur…hoşçakalın…

  58. eray dedi ki:

    demek ben sosyal fobi hastasıymışımm acil bi psikoloji tedavisi gormem gerekecekk. 19 yasındayım ve kendımı tanıdım tanıyalı boyleyım ve ben sımdı unv ye gıtcem ve sf hastalarına zıt bı bolum secmısım halkla ılsk ve tanıtım . ama olsun bu benım ıcın bı sans ve değişimm.

  59. Merve dedi ki:

    Herkese merhaba. Bugün pskiyatra gittiğimde öğrendim SF'li olduğumu. Bu yıl inşaallah üniversiteye başlayacağım, tercih dönemindeyiz. Ama bu çekingenliğim ve cesaretsizliğimden dolayı seçeceğim bölümde başaralı olamayacağımı düşünüyorum bazen. Bu yüzden bölüm seçmekte dahi zorlanıyorum. Tüm bunlara rağmen kendimi biraz zorladığımda insanlarla iletişime geçebildiğim de yadsınamaz bir gerçek. Bu yüzdendir ki inancımız ve gayretimizle SF'yi yenebileceğimizi düşünüyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun inşaallah.

  60. zeynel alaca dedi ki:

    Merhabalar Arkadaşlar kısaca bir konu hakkında bahsedip bilgi almak isteyenler için ayrıntılı şekilde görüşeceğim.Uzun süredir araştırdığım bir konu "sosyal fobi" üzerinde geliştirmiş olduğum tekniklerle sf li arkadaşlarımla birlikte ücretsiz seminerler düzenleyip buununla birlikte grup uygulama ve etkinlikleri olacak "o kişi olmak istiyorum" adlı bir proje başlattım yer istanbulda lacaktır bilgi almak isteyenler zeynell.alaca@gmail.com adresinden görüşebilir oradan irtibat numarasıda alabilirler.

  61. emre dedi ki:

    ben 17 yaşındayım bende SF li olduğumu sigarayı bıraktıkdan sonra öğrendim sigarayı bıraktıkdan sonra bende bir güvensizlik meydana geldi sürekli başkalarının benim hakkımdaki düşüncelerini kendi kafamda kuruyorum yok bu bana bunu mu dedi yok bu beni çirkin mi buluyor felan sigarayı bırakmadan önce hiç sevmediğim ve kale almadığım insanla konuşurken terliyorum acaba benim hakkımda nasıl düşünüyor diye aklımdan geçiriyorum.Çoğu kez sigaraya tekrar başlamayı düşündüyodum ama bu yazıyı okudukdan sonra kendime biraz güvenim geldi ve ben bu SF denilen illeti yenicem dedim kendi kendime yazıyı okurken kendi kendime gaz veriyorum evet yapıcam diye :D benden bu kadar eğer bu hastalığı yenersem ki yenecem buraya gelip daha da güzel şeyler söylemeye ve dğer SF li arkaslara ne yapmaları veya ne yapmamaları gerektiklerini deneyimlerime dayanarak yardımcı olmaya söz veriyorum şimdiden herkese geçmiş olsun.

  62. ali dedi ki:

    ya bırakın bu ayakları ben 5 senedir yaşıyorum sf yi gitmediğim psikolog psikiyatr kalmadı hatta psikoterapi merkezine 2 yıl gittim tüm yöntemleri denedim ama olmadı hala ailem ve yakın arkadaşlarım dışındakilerle konusurken bu sorunu yaşıyorum ben bu hastalık yüzünden üniversiteyi bıraktım intihar da ettim şanssızmışım ölemedim şuan ne okuyorum ne de çalışabiliyorum nede evlenebilicem askerde ne yaparım allah bilir tabi o zamana kadar kendimi öldürmezsem..hala anlamadınızmı bu hastalığın tedavisi yok milleti boş umutlarla kandırmayın yok sorunun üzerine gt göz teması kur boş işler bunlar mesela benim sorunum sınıfta duramamaktı hani her insan üniversiteye ilk başladığında heyecanlanır peki o heyecanı 5 6 ay yaşarsanız sonucu siz düşünün sınıfa her girdigmde ,lk günkü gibi heyecanlandım her derste midem bulandı tuvalete gittim küçük çocuklar gibi izin istemekten sıkıldım artık sıkıntı koluma vurdu omzum durmak sızın uyuşuyo karnıma ağrılar giriyo yaz kış farketmeden terliyorum çok hemde. kaç yaşına geldim sevgilim olmadı konuşamadım kızlarla çenemin titremesinden.. hani -20 derecede titrersiniz ya tüm vücudunuza hakim olamazsınız benmki öyle bi titreme sadece hoşlandığım kızlar değil hepsinde aynısı oluyo hal böyleyken ben evlenemiycemde.. bunun gibi çok sıkntı var yazsam senaryo olur hayatımı .. yukarıda bi yorumda gördüm birisi yazmış 3 senedir uğraşıyorum hala umutluyum diye lan 3 senedir anlayamadınmı tedavisi olmadığını bu hastalığın tedavisi yok şansınız varsa hafifler ama tam geçmez sizinle beraber gelir .. bu kadar sorunumu yazdım ben nerdeysem o sorunlarda geliyo hemde denemediğim yöntem kalmamasına rağmen kendime verdiğim gazı dünyaya versem gaz sorunu kalmazdı hal böyleyken kimse tutupta bu hastalığın tedavisi var geçer kendime inanıyorum demesin kendini kandırmasın sonu hüsran olur anca bu hastalıkla yaşamaya alışırsınız başkada bişey yapamazsınız ben alışmaya çalışıyorum üniversiteyi bıraktım onamı yanayım kazanmak için verdigim emekleremi o emeklerin karşılıksızlığınamı yoksa şuan çalışamayışıma mı siz söyleyin

    • murat dedi ki:

      Gerçekten bu durum bu kadar mı sorun ya.Ömür boyu bu illetle yaşamak nedir ya?Gerçekten bu kadar üstüne düştüğünüze daha doğrusu düştüyseniz değişemediğinize inanamıyorum.Kanser gibi birşey değil bence bu.

  63. asabi dedi ki:

    doğru söylemişin ben 41 yaşındayım hala çözmeye çalışıyorum.

  64. seval dedi ki:

    bende sosyal fobıyım naapcamı bılmıyom sosyal guvencemde yok

  65. Duygu Alptekin dedi ki:

    Bende de 10 yıldır var ama son 2-3 yıldır daha da arttı. Artık kendimi iyice bilgisayara kapadım. Havalarda ısınıyor dışarı çıkıp insanlara karışmak istiyorum ama yapamıyorum :(

  66. İLKER dedi ki:

    bu yazıyı google da bu sf yi araştıranlar ve bu siteyi bulanlar için yazıyorum.Ben de 5 yıl önce sfliydim ama YENDİMMM.Birçok arkadaşımın da yenmesini sağladım. Şu an avukatım ve sosyal bi hayatım var,hiçbir şeyden çekinmiyorum.SİZİN DERDİNİZİ BENİM DERDİM SAYARAK YAZIYORUM BUNLARI. Arkadaşlar şimdi beni iyi dinleyin.Size bunun yöntemini söyleyeceğim::
    1-Öncelikle olumlu telkin, psikoterapi gibi şeylere kendinizi kaptırmayın.Gerektiğinde olumlu telkin yapın mesela içinizden 'her şey daha iyi olacak' diyebilirsiniz.Ama her şey kötüyken de hala her şey çok iyi gayet güzel diye telkin yapıp kendinizi kandırmayın.Bu tür kitaplara da kaptırmayın kendinizi unutmayın ki birçoğu para kazanmak için insanları kandırıyorlar.İnsanın içinde çok büyük bi güç var fakat bu sadece oturup her şey iyi olacak ben iyiyim demeyle olmaz.
    2-Şunu özellikle aklınıza kazıyın:SF yi yenmek bir bebeğin yürümeye başlaması gibidir.Hiçbir şey hemen olmaz.Zamanla yeneceksiniz ve sonra sf nedir hatırlamayacaksınız bile.Bu yüzden sizden ikinci isteğim yüksek bir sabır.Sabrınızı motivasyonunuzu yüksek tutmak için size ödevler vereceğim burdan…
    3-Bizim ülkemizde herkes sf li aslnda yetişme tarzımızla ilgili.Hep aşağılama küçük görülme sen çocuksun daha vs aşağılamalar.Bu yüzden kendinizi kötü hissetmeyin.Sanıyor musunuz ki herkes her ortamda rahatça konusabiliyor?? çok az insan var bunu yapabilen… Kendimizi küçümsediğimiz için diğer insanları çok sosyal görüyoruz.Bunu iyi düşünün.Ama herkeste sf seviyesi farklı : kiminde çok kiminde az… Biz bunu en aza indirmeye çalışacağız yok edemeyiz.Çünkü biz robot değiliz insanızz, tabiki de utanıp çekineceğiz bunlar çok doğal…
    4-SF reaksiyonları titreme,mide bulantısı,yüz kızarması,nefes problemi vs dir.Etkenleri ise hata yapma korkusu,izlenme baskısı, ne düşünecek hakkımda vs gibi yanılsamalar.Tüm bunlar neden oluşur biliyo msunuz bizim kaynağa inmemiz lazımm.Hepsinin tek sebebi KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMEMEK tir.Bizim mücadele edeceğimiz şey budur.Çünkü kendinizi güvende hissettiğinz zaman bu reaksiyonları vermezsiniz.Mesela annenizin yanında,çok güvendiğiniz arkadaşınız kardeşiniz, çocuğunuz karşısında hissetmezsiniz.NEDEN? çünkü onlar size zarar veremez, güvendesiniz.Ama yabancı bi ortamda veya çok samimi olmadığımız insanların yanında güvende hissetmeyiz kendimizi.Acaba beni anlamazlar mı? çok mu havalı bulurlar? salak mı sanarlar? yanlış bi izlenim mi vereceğim? diye korkarız.Bazen nedenini dahi düşünemeyiz aşırı korkudan titreriz.Bu güvensizlik arttıkça SF seviyeniz artar.
    %%% ARKADAŞLAR BU YAZIYI KOPYALAYIN ,, İLK GÜN BU 4 MADDEYİ DÜŞÜNÜN DEDİKLERİMİ VE AKLINIZA KAZIYIN BUNLAR OTURMADAN DİĞER MADDELERE GEÇMEYİN…ÇÜNKÜ İLK 4 MADDE SİZİ ÖNYARGILARDAN KURTARACAK VE AÇIK BİR ZİHİNLE OLAYIN ÜZERİNE GİTMENİZİ SAĞLAYACAKTIR.%%%

  67. İLKER dedi ki:

    Arkadaşlar şimdi geldik çözüm aşamasına 5.maddeden devam ediyorumm;
    5- ilk 4 maddede belirttiğim gibi bizim sorunumuz o ortamda kendimizi GÜVENDE HİSSETMEMEK tir.Bu düşünceyele mücadele edeceğiz.Şimdi elinize kağıt kalem alın ve bu sorulara tek tek cevap verin::
    a-Sorunum nedir? sf
    b-SF yi ne zaman, hangi durumda yaşıyorum.?
    c-Neden özellikle o anda yaşıyorum?Bana neyi çağrıştırıyor?
    d-Bu korkuma neden olacak geçmişte ne yaşadım?
    e-Şu anda yaşadığımla geçmişteki arasında bağlantı var mıdır?
    f-Geçmişte ve şu anda kendimde eksik hissettiğim şey neydi?
    g-Aslında tüm bunların sebebi SF NİN sebebi bu değil mi?
    %% Bu soruları şu şekilde cevaplayın: 20 kez bu yıl yaşadığınz bir sosyal fobi olayıyla,, buna benzeyen geçmişten 20 olayı çıkarıyorsunuz ve bu olayları yazıyorsunuz.Her gün bir tanesini çözmeniz lazım.Geçmişten gelen sizi kötü hissettiren 20 tane durumu her gün birer birer çözün. Mesela benim 20 durumumdan birkaçı: göz teması kuramamak, gündemi takip etmemk, yüzümdeki sivilceden utanmaktı. Her gün birini çözdüm mesela ilk gün göz çalışması yaptım, ayna karşısında gözlerime bakıp durdum sonra insanlarla temasım daha başarılı oldu.Gündemi takip etmeme eksikliğimi 5 günde çözdüm.BU 20 DURUMUN ÇOĞUNU ÇÖZÜNCE SF KENDİ KENDİNE GİTTİ. arkadaşlar şunu unutmayın : BU 20 EZİK DURUMUN ALTINDA YATAN NEDENLERLE YÜZLEŞECEĞİZ VE ONLARI ALT EDECEĞİZ.SİZİ SİZDEN BAŞKA HİÇKİMSE KURTARMAYACAK. işlerim çok yoğun duruşmalarım var o yüzden çok detaylı yazamıyorum.gerçekten de çok az zamanım var.BU DUVARI TAKİP EDECEĞİM İSTEKLİ ARKADAŞLARA KARŞILIKSIZ YARDIMCI OLMAYA HAZIRIM HER TÜRLÜ YOĞUNLUĞUMA RAĞMEN. DEDİKLERİMİ YAPIN ARKADAŞLAR ŞİMDİLİK… DAHA DEVAMI GELECEK YAZILARIMIN… SF NİN KÖKÜNÜ KURUTACAĞIZZZZ…. BEN YAPTIM,BAŞARDIM,ARKADAŞLARIMA DA YAPTRDIM ZOR OLDU AMA ŞİMDİ ÇOK İYİYİM MUTLUYUM VE KENDİME GÜVENİYORUM.. HEPİNİZ BUNU BAŞARACAKSINIZ,,,,,,,,

  68. mst dedi ki:

    32 yasindayim bunun bu kadar ciddi bir sorun olduğunu yeni anladim bugüne kadar ne firsatlar kacirdim kimbilir

  69. mustafa dedi ki:

    benim 2 tane fobim var öneriniz varsa acil söyleyiniz 1.her zaman izlendiğimden bir anda yakalanacağımdan vs.korkuyorum. 2. ise çok garip ve hiçbiyerde rastlamadım şöyle bi korku ki yalnız kaldığım zaman oluşuyor açık olan şeylerden korkuyorum kapı olsun perde olsun şişenin kapağı olsun beni korkutuyor.

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: