Küratör (Curator)

Sanat camiasında bolca kullanılan bir terim; küratör. Küratör, Latince “curatus”, İngilizce “curator” sözcüğünden geliyor ama bizce en güzeli, bu işe Fransızların dediği gibi “sergi komiseri” demek.

Bir kere sınırlarımızı çizelim; çağdaş sanattan bahsediyoruz. Küratör, kısaca sergi düzenleyicisi demek. Ama kısa keseceğimizi düşünmüyorsunuz herhalde? Her eseri birer kelime gibi düşünürsek, küratörler uygun kelimeleri seçip bir cümle kuran kişilerdir. Yani ayrı ayrı eserleri alıp dramatik tek bir etki yaratmaya çalışırlar. Tabii günümüzde bu iş, popüler olacak sanatçıları önceden koklayıp seçme yeteneği, yani biraz kafa avcılığını da beraberinde getiriyor ve kuratörler trend belirleyici işlevi de görüyor.

Tek bir etkinlik bazlı olabileceği gibi sergi adına devamlı bir iş de olabilir bu. Ancak sakın sanat hakkında ukalalık yapan divalar gibi düşünmeyin küratörleri. Finansal konulardan satın almaya, depo takibinden serginin konseptine hatta davetli listesine kadar bütün işlerle ilgilenilmesini gerektiren, başarılı olunduğunda uluslararası galerilerden teklif alınan, üniversitelerde bölüm olarak okutulan kapsamlı bir uğraşı bu. Bir nevi sergi yapımcılığı, organizatörlüğü anlamına gelir ve aslında üretim zincirinin son halkasıdır. Müze ile sanat sever arasındaki bağlantıyı temsil ederler.

Küratörler, elbette sanat tarihini ve çağdaş sanatın detaylarını yalayıp yutmuş olmalı ama teori kadar insan ilişkilerinde de başarılı olmaları işlerinin gereği. Küratör, sanatçılar ile yakın ilişki içinde olmalı ki sanatçı o değerli parçayı güven içinde emanet edebilsin. Küratör güvenilir olmalı ki müze, büyük etkinliği onun insiyatifine teslim edebilsin. Ayrıca sponsor bulma konusu da onlara kalır ki burada da bağlantılar ve tanıdıklar devreye girer. Yani küratör müze yöneticisi değil, müzenin çok yönlü sanat yöneticisidir.

Kaynak:istegenc.com.tr

You may also like...

Bir Yorum Yazın