Eski Türk Filmleri Yenileniyor

Film arşivleri ülkelerin tarihinin, kültürünün ve gelişiminin önemli bir tanığı. Çekildikleri dönemin giyim kuşamından konuşma diline, mimarisinden kültürel yapısına dek her şeyi gelecek kuşaklara aktarıyor filmler. Tabii korunabilirlerse…

Oysa Türkiye’de bugüne dek filmler gösterimden kalktığı andan itibaren basit birer makaraya dönüşmüş ve yıllarca tozlu raflarda, nemli odalarda bekletilmiş. Televizyonda denk geldiğinizde izlediğiniz eski filmlerin görüntüsünü hatırlayın; nasıl da çizik çizik, renkleri solmuş hepsinin. İşte Vipsaş Film Stüdyoları bu duruma bir son veriyor, gerek maddi gerekse sanatsal anlamda gerçek değerlerine tekrar kavuşabilmesi ve bunu sonsuza kadar koruyabilmeleri için Türk filmlerine restorasyon yapıyor. Restorasyon ekibi, filmlerdeki montaj hataları, bant izleri, kaymış kadrajlar, çizikler, sansür nedeniyle kesilmiş sahneler, senkron kaymaları, lekeler, renk solması, dalgalanmalar ve yama, kırık, yırtıklar gibi sorunları düzeltiyor. Bir yandan da HD formatına çeviriyor. Vipsaş’tan restorasyon yapan ekibin başındaki Murat Özer’le konuştuk.

Dünyada film restorasyon çalışmalarını izliyormuş Vipsaş ekibi. Türkiye’de de ihtiyaç olduğunun farkında olmalarına karşın, talep olmayınca teknolojinin de olmasının bir anlamı yok tabii ki… Tam bu sırada Gülşah Film’le aralarında bu konu konuşulmaya başlanmış. Gülşah Film, ellerindeki eski filmleri restore ettirmek istiyor ancak yurtdışına göndermek istemiyormuş. Karşılıklı görüşmelerden sonra çalışmalar başlamış bir yıl önce. Şimdiye dek de 30’un üstünde filmin restorasyonu yapılmış. Filmlerin en eskisi 70’lerin başından. Yıllardır Türk filmlerini kalitesiz görüntülerle izlediğimizi söylüyor Özer. “Bir ay oynamış, kaldırılıp bir kenara atılmış. 15-20 yıl sürünmüş bu makaralar. Özel kanallarla gündeme gelmişler, videolaşmışlar ama o süreçte de çok yıpranmışlar. Biz ilerisini düşünmemiş ve kıymetini bilmemişiz” diyor. Restorasyonun amacının sadece daha parlak ve daha net görüntüler elde etmek olmadığını da ekliyor Özer. “Önemli olan bu filmlerin yaşlanmasını durdurmak.” Şu an restorasyonu bitmiş filmlerin sinemada izlenecek hale getirilebileceğini vurguluyor.

Bu filmlerin gelecek nesillere aktarılması için gerekenleri yaptıklarını söylüyor Özer ve yayın standardının değişmek üzere olduğunu anlatıyor. Şu anki standart yayının tüm dünyada eski teknoloji haline geldiğini söyleyen Özer, “Amerika’da HD’ye geçildi. Televizyon satışları da buna göre artık. Türkiye’de de en fazla 2 yılı kaldı. Bu geçiş yüzünden hepsi HD’ye dönüştürülmek zorunda, biz de o dönüşüm sürecine katkıda bulunacağız. Hem yüksek çözünürlüğe çeviriyoruz hem dijitale aktarılıyorlar, bunu yaparken de restore ediyoruz. Yüzde 90 oranda düzeltip tekrar filme bastırılacak hale getiriyoruz” diyor.

Film negatiflerinin tek sorununun yıpranmak olmadığı da malum. Çoğu kayıp… Negatif kopyalardan yangında gidenler, depolarda çürüyenler olduğunu anlatıyor Özer, “6 bin kadar film var sektörde, yarısından çoğunun negatifi yok. Bundan 200 yıl sonra net bir görüntüyle bu filmleri hâlâ sunabilmek var, bir de kaybolmaları var…” Vipsaş, Arzu Film için Çöpçüler Kralı’nı restore edecek. Arzu Film’den aldığımız bilgiye göre, çıkacak sonuca göre anlaşmaya varacaklar.

Kaynak:Sinem Dönmez / Cumhuriyet

You may also like...

1 Response

  1. serap dedi ki:

    bu seri içinde bu film benim favorim.

    çarşaflı börek filan

    bi de şener şenin koşuşu :)

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: