Damien Hirst

Konumuz tartışmalı sanat veya neyin sanat olduğu tartışmasıysa, Damien Hirst’ten daha ideal bir başlık bulmamız mümkün değil. Sanat camiası hiçbir sanatçıdan bu kadar nefret etmemişti. Ayrıca kendisi yaşayan en pahalı sanatçı.

Kendisi Young British Artists mensubu. Young British Artists şeklinde anılan grubun artık gençlikle alakası yok, çoğu kırklarını devirmiş isimler. Bu isimle anılmalarının sebebi, kavramsal sanata merakı ile bilinen Charles Saatchi’nin (Saatchi & Saatchi reklam ajansını, konuyla en alakasız olanlar dahi duymuştur) Saatchi Gallery’sinde 1992’de bu isimle açılan bir sergi sayesinde ünlü olmaları. Damien Hirst de bu grubun poster çocuğu, “shock tactics” olarak belirledikleri şok edici sanat anlayışını mümkün olan en şok edici miktarıyla sürdüren en tanınmış ismi.

Hirst imzalı “For the Love of God”, üzeri pırlantalarla kaplanmış platin bir kuru kafa. 24 milyon dolarlık malzeme kullanılarak 2007’de üretilen parça, 88 milyon dolara satıldı! “Tanrı aşkına!” anlamına gelen isim de bu noktada anlam kazanıyor işte. 1700’lerde yaşamış bir erkek kafatasından çıkarılan kalıpla üretilen parçanın dişleri ise orijinal 1700’lü kafatasının dişleri. “Tartışmalı sanat” kavramının Hirst’e ne kadar da yakıştığını şimdi daha iyi anladınız değil mi? Bu ücret, hala hayattaki bir sanatçının yapıtına ödenen en yüksek ücret.

Damien Hirst”Ölüm”, Hirst’ün sanatının asıl teması. Ölü hayvanları formaldehit içine yatırıp pleksiglas kabinler içinde sergilediği parçalar, en ünlü ve en nefret toplayan ürünleri. Bunların içinde en ünlüsü de “The Physical Impossiblity of Death in the Mind of Someone Living” isimli olanı. 4,3 metrelik bir kaplan köpekbalığının formaldehit içinde korunmuş hali olan bu parçayı, 1991’de Saatchi için yaptı. Avustralya’da köpekbalığını yakalaması için tutulan balıkçıya, istediği balığı tarif ederken “beni rahatça yiyebilecek kadar büyük olmalı” demişti. 90.000 dolara malolan parça, Tate müzesinin prestijli Turner ödülüne aday oldu. 2004 yılında 8 milyon dolara satılan bu parçanın içindeki köpekbalığı, bozulmaya başladığı için 2006’da 25 yaşındaki dişi bir köpekbalığı ile yenilendi. Bu eser, 2010’a kadar Ney York’taki Metropolitan Museum of Art’ta sergilenecek. Hirst, sadece bu yenileme işleminin bile sanatının bir parçası olduğunu söyledi.

Hirst’ün tartışmalı daha birçok çalışması var. “Mother and Child Divided”, ikiye bölünmüş bir inek ve bir buzağının formaldehide yatırılmasıyla üretilmiş bir çalışma. “Away from the Flock”, yine formaldehide yatırılmış bir kuzu, “Two Fucking and Two Watching” ise çürümeye başlamış bir inek ve bir öküzdü. 1995’te Turner ödülünü kazanan bu parça, New York’ta yasaklandığı için sergilenmedi. İşin ilginci, yasağın sebebi sağlık endişeleriydi.

Hirst’in eserleri tabii ki büyük tartışmalara sebep oldu. Örneğin sanat eleştirmeni Robert Hughes, “Diego Velazquezin tek bir fırça darbesi bile, ölü bir balıktan daha önemli bir sanattır. Ölü bir balığı suyun içine herkes koyabilir” dediğinde, Hirst “Ama şimdiye kadar kimse koymadı, değil mi?” diye cevap verdi. Başka bir eleştirmen David Lee de “Sanat dünyasındaki herkes biliyor ki, Hirst o kafatasını kimseye satamadı, bu sadece reklam amaçlı bir çalışmaydı, eğer satıldıysa bunu kanıtlayan belgeler de olmalı” dedi. Hirst, buna da “Peşin para ödenerek satıldı ve arkada hiçbir belge bırakılmadı” diye cevap verdi.

George Michael, kurukafayı satın almak için 80 milyon dolar ödemeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Damien HirstDaily Telegraph gazetesinin sanat eleştirmeni Richard Dorment, kurukafa için “Başka biri yapsaydı, bayağılığı sebebiyle eleştirilecek bu eser, ancak petrol zengini zevksiz Arap şeyhlerinin beğenebileceği türden bir iş. Ancak bu işi Hirst yapınca, ahlak değerlerinin sorgulanması olarak algılanıyor” diyerek tüm İngiltere’nin aklındaki düşünceleri kağıda döktü. 1994’te Mark Bridger adlı bir sanatçı, “Away from the Flock”un içine siyah mürekkep döktü ve yakalanarak 2 yıl hapse mahkum edildi.

Hirst’ün “I Want to Spend the Rest of My Life Everywhere, with Everyone, One to One, Always, Forever, Now” isimli bir kitabı, Blur’un ‘Country House’ videosunu yönetmişliği, İngiltere’de 2 numaraya kadar çıkan ‘Vindaloo’ adlı bir single çıkarmış Fat Les isimli bir grubu, karışık renkli noktaları yan yana dizerek yaptığı tablo serisi ve British Airways’i, reklamlarında farklı renkte noktaları yan yana kullandığı için dava etmişliği, 9/11 saldırıları için “bu da sanatsal bir çalışma” demişliği de var.

Kaynak: istegenc.com

You may also like...

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: