Japonlarda Suşi Geni Tespit Edildi

Japon mutfağında yosunun önemli bir yeri vardır. Her Japon günde ortalama olarak 14,2g yosun tüketiyor.Fransız bilim insanları ise Japonların bağırsaklarında özel “suşi geni” taşıyan bakterilerin bulunduğunu saptadılar.
Suşi genleri, mikroorganizmalara yosunların hücre zarlarındaki uzun zincirli şekeri indirgemelerine yardımcı oluyor. Mirjam Czjzek ile çalışan araştırmacılar bu genleri ilk olarak yosunların hücre zarlarıyla beslenen Zoebillia galactanivorans deniz bakterisinde saptamışlar.
Aynı kalıtım sürpriz bir biçimde insanda görülen Bacteroides plebeius bağırsak bakterisinde de bulunmuş. Ama sadece Japonların bağırsak bakterilerinde. Tümü Amerikalıdan oluşan 18 kişilik bir grupta bu gene rastlamadık diyor bilim insanları Nature dergisinde. Anlaşıldığı üzere çok sık yosun yiyen insanlar bu bakterileri de almış ve söz konusu gen bağırsakta yerleşik olan bakterilere aktarılmış. Kalıtımın bu şekilde değişmesini yanal gen transferi olarak adlandırıyor bilim insanları.
Bu süreç özellikle de hastanelerde çok tehlikeli olabiliyor, nitekim yanal transferle mikroplar direnç genlerini diğer hastalık etkenlerine aktarabiliyorlar. Fakat “sushi geni” insanlara zarardan çok yarar veriyor. Çünkü bu gen sayesinde sindirilmeyecek içerikler, insan bedeni tarafından kullanılabilecek duruma gelmekte diyor araştırmacılar.
Japon mutfağında yosunun önemli bir yeri vardır. Her Japon günde ortalama olarak 14,2g yosun tüketiyor.Fransız bilim insanları ise Japonların bağırsaklarında özel “suşi geni” taşıyan bakterilerin bulunduğunu saptadılar.
Suşi genleri, mikroorganizmalara yosunların hücre zarlarındaki uzun zincirli şekeri indirgemelerine yardımcı oluyor. Mirjam Czjzek ile çalışan araştırmacılar bu genleri ilk olarak yosunların hücre zarlarıyla beslenen Zoebillia galactanivorans deniz bakterisinde saptamışlar.

Aynı kalıtım sürpriz bir biçimde insanda görülen Bacteroides plebeius bağırsak bakterisinde de bulunmuş. Ama sadece Japonların bağırsak bakterilerinde. Tümü Amerikalıdan oluşan 18 kişilik bir grupta bu gene rastlamadık diyor bilim insanları Nature dergisinde. Anlaşıldığı üzere çok sık yosun yiyen insanlar bu bakterileri de almış ve söz konusu gen bağırsakta yerleşik olan bakterilere aktarılmış. Kalıtımın bu şekilde değişmesini yanal gen transferi olarak adlandırıyor bilim insanları.

Bu süreç özellikle de hastanelerde çok tehlikeli olabiliyor, nitekim yanal transferle mikroplar direnç genlerini diğer hastalık etkenlerine aktarabiliyorlar. Fakat “sushi geni” insanlara zarardan çok yarar veriyor. Çünkü bu gen sayesinde sindirilmeyecek içerikler, insan bedeni tarafından kullanılabilecek duruma gelmekte diyor araştırmacılar.

Kaynak: Cumhuriyet Portal

yakında Türklerde mangal geni, sucuk geni bulundu derse bu bilim insanları neden şaşırmam acaba…
ha bir de “lale” geni var ki o da başka bir günün içeriği olur başlıbaşına

You may also like...

Bir Yorum Yazın

%d blogcu bunu beğendi: