Domuz Gribi (H1N1)

Ağustos 10, 2017

Influenza A H1N1 Nedir? Tanısı İçin Ne Yapmalıyız? Meksika´da başlayan Influenza A H1N1 (Domuz Gribi) gribi virüslerinin oluşturduğu salgın devam dünyada yayılmaya devam ediyor. İlk olgunun Meksika’da 24 Nisan 2009 tarihinde saptanmasından itibaren insandan insana bulaşma olduğunun gösterilmesi üzerine Dünya Sağlık Örgütü son olarak Influenza Pandemi Alarm düzeyini Evre 6 olarak düzenledi.

Ülkemizde de Pandemik Influenza Ulusal Faaliyet Planı temel alınarak salgına karşı gerekli önlemler alınmış durumdadır. Bu aşamadan itibaren Acıbadem Hastanelerinde ve Acıbadem Labmed Klinik Laboratuvarları’nda şüphelenilen olgularda Influenza A H1N1 virüsünü etkenini doğrulayan PCR testi mevcuttur. Sağlık Bakanlığı’nın talimatlarına uygun olarak yürütülen çalışmalar, pozitif olasılığı olan bütün vakaların PCR testi ile belirlendikten sonra, Sağlık Bakanlığı’nın referans merkezlerine yönlendirmesi şeklinde sürdürülüyor.

Acıbadem Labmed Klinik Laboratuvarları Mikrobiyoloji Koordinatörü Dr. Işın Akyar hastalardan Influenza A H1N1 virüsünün tespit edilme yöntemleriyle ilgili bilgi verdi:

Hastalık belirtilerinin bir veya daha fazlasının ortaya çıkması durumunda sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir. Virüsün laboratuvar tanısının konması şu şekilde olmaktadır:

1- Hızlı test:

Hastada Influenza A varlığının antijen aranması yöntemi ile bakılmasıdır. Yaklaşık 30 dakika gibi kısa sürede sonuçlanan bir tarama testidir. Pozitif olması durumunda Viral Respiratuvar Panel ya da H1N1 PCR testleri çalışılmalıdır.

2- Viral Respiratuvar panel:

Toplumda sık rastlanan Influenza’nın da içinde bulunduğu 12 çeşit solunum yolu enfeksiyonu etkeninin tanımlanabilmesini sağlar. Respiratuvar viral panelde Influenza A saptanan durumlarda ayırt etmek için Influenza A H1N1 testinin çalışılması uygundur.

3- Influenza A H1N1 için özgü PCR test:

Influenza A H1N1virüsünün DNA’sını saptamaya yönelik bir testtir. Örnek laboratuara ulaştıktan 24 saat sonra sonuç verilebilmektedir.

Değişikliğe uğramış olan bu virüs ile ilgili olarak Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof.Dr. A. Sesin Kocagöz detaylı bilgi verdi:

Hastaların Çoğunun Domuz İle Temas Öyküsü Yok!

Bu salgının influenza virüslerinin genetik yapısındaki değişikliğe bağlı olarak ortaya çıkan yeni bir virus alt tipi ile oluştuğu gösterilmiştir. Günümüzde mevcut salgın oluşturan bu virüsün yapısı incelendiğinde hem ‘domuz tipi’, hem mevsimsel grip oluşturan ‘insan tipi’, hem de ‘kuş gribi tipi’ ile karışmış melez bir virüs olduğu saptanmıştır.

Saptanmış olan insan vakalarının çoğunun domuz ile temas öyküsü yoktur.  Bu güne kadar bilinen domuz gribi virüsü normal şartlarda insanları hasta etmiştir. Geçmiş yıllarda domuzlarla yakın teması bulunan çiftlik çalışanları gibi bireylerde seyrek olgular olarak bildirilmiş ancak, insandan insana yayılım gerçekleşmediğinden bir salgın ortaya çıkmamıştır.

Salgın görülen grip virüsünün oluşturduğu hastalığın belirtileri mevsimsel grip belirtilerinden farklı değildir. Ateş, burun akıntısı ya da öksürük gibi solunum yolları bulguları, boğaz ağrısı, vücut ağrısı, baş ağrısı, halsizlik ve yorgunluk en sık görülen yakınmalardır. Seyrek olarak bu hastalığa bağlı ishal ve kusma bildirilmiştir. Altta kronik hastalıklar gibi başka hastalıkları olan kişiler, mevsimsel gripte olduğu gibi bu hastalık için de risk grubu oluşturmakta ve hastalık bu kişilerde daha ağır seyretmektedir.

Korunma için : Ellerin Temizliği Büyük Önem Taşıyor!

Mevsimsel grip ve soğuk algınlığı için önerilen genel önerileri uygulamak hastalıktan korunmak için çok önemlidir. Bunun için alınması gereken önlemler:
Hasta görünen, ateşli ve öksürüğü olan kişiler ile yakın temastan kaçının.

* Ellerinizi sık sık su ve sabun ile yıkayın. Özellikle öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda mutlaka yıkayın. Yıkama olanağı yok ise alkol bazlı el dezenfektanları kullanın.
* Öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda ağzınızı kağıt mendil ile kapatın. Mendili çöp kutusuna atın. Ardından ellerinizi yıkayın.
* Ellerinizi gözünüze, burnunuza ve ağzınıza sürmeyin. Virüsün bu yolla yayıldığını unutmayın.
* Eğer hasta iseniz evde kalın ve diğer kişilerle temasınızı sınırlandırın.
Soğuk Algınlığınız Varsa Tehlikedesiniz!

Tüm önlemlere rağmen soğuk algınlığına yakalandıysanız vakit kaybetmeden almanız gereken bazı önlemler bulunuyor:

* Kendinizde soğuk algınlığı belirtileri hissettiğinizde hastalığınız ile ilgili ailenizi ve iş yerinizi mutlaka bilgilendirin.
* Mümkün ise bulaştırma riskini en aza indirmek için evde kalın ve kalabalıktan, okuldan, işten uzak durun.
* İstirahat edin ve bol sıvı alıp, var olan yakınmalarınıza yönelik tedavi uygulayın. Boğaz ağrısı için pastil, yüksek ateş, baş ve genel vücut ağrısı için ateş düşürücü, ağrı kesici alabilirsiniz.
* Hapşırırken ve öksürürken ağzınızı ve burnunuzu tek kullanımlık mendillerle kapayın ve kullanılmış mendilleri uygun şekilde yok edin. Özellikle hapşırdıktan veya öksürdükten sonra, ellerinizi iyice yıkayın.
* Yakınmalarınız artar ve soluk alırken zorlanma da başlar ise en yakın sağlık merkezi aciline başvurun. Mümkün ise önceden, hekiminiz ile temasa geçin ve bilgilendirin. Yolculuk sırasında ağzınızı ve burnunuzu maske ile kapatarak etrafa bulaş riskini azaltın.
* Her türlü solunum sistemi enfeksiyonu bulgusu olan kişiler ile “riskli bölgeler” olarak tanımlanan hastalığın görüldüğü ülkelere seyahatten dönen kişilerin sağlıkları yakından izlenmeli, yedi gün içerisinde hastalık belirtilerinin bir veya daha fazlasının ortaya çıkması durumunda sağlık kuruluşuna müracaatları sağlanmalıdır.

Hastalık Domuz Eti Yemekle Bulaşmıyor!

Domuz eti dahil et ve diğer yiyeceklerle bulaşmayan virüse karşı henüz bir aşı olmamasının yanı sıra aşının üretilip kitlelerin kullanımına sunulabilmesi için aylarla ifade edilebilecek bir süreye ihtiyaç vardır. Mevsimsel grip aşılarının içeriğinde H1N1 suşu bulunsa dahi, bu melez tipteki H1N1 suşunun genetik ve antijenik yapılarındaki farklılıklar nedeniyle bu virüse karşı koruma sağlayamaz. Hastalığa yakalanılmış ise bu tip virüsün tedavisi, etken maddesi “oseltamivir” ve piyasa adı “Tamiflu” olarak bilinen ilaçla yapılmaktadır. Yakınmaların başladığı ilk 24-48 saat içinde tedaviye başlanırsa hem enfeksiyonu etrafa bulaştırma riski azaltılmış olur, hem de kişi kısa sürede etkin bir şekilde tedavi edilebilir.

Influenza A H1N1 vakalarına rastlanan ülkelerde Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanmış seyahat kısıtlaması olmadığını; ancak bu ülkelerde mümkün olduğunca kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunulmamasının bulaşma riskini azaltacağını belirten Acıbadem Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Nevin Sarıgüzel Sar şu bilgileri verdi:

Son iki hafta içinde hastalığın görüldüğü ülkelere ziyarette bulunmuşsanız ve 38 dereceden yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, vücutta ağrı, yorgunluk, kırgınlık, baş ağrısı, üşüme, kusma ve ishal gibi grip benzeri belirtileriniz varsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir. Böyle belirtiler sadece grip ya da domuz gribi hastalıkları sonucu ortaya çıkmaz. Zatürre, nezle, bronşit gibi başka birçok solunum yoluyla bulaşan hastalık da benzer belirtiler gösterebilir. Bu durum ayırt edilmelidir.

Zorunlu haller dışında seyahatler ertelenmelidir. Hastalığın insandan insana hapşırma, öksürme, gibi yollarla bulaştığı düşünüldüğünden hastalıkla ilgili genel önlemlerin yanı sıra hasta kişilerle temastan kaçınılmalıdır.

Kaynak: Acıbadem Hastanesi Web Sayfası

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir